22 Eylül 2017 Cuma

Şems Arslan Her derde deva, lahananın faydaları ve lahana kürleri

By: Otçu Kız On: 00:43:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • Kırışık azaltır, saç güçlendirir, boğaz ağrısına birebirdir. İşte lahana, her derde deva

    Bu ay sizlere mevsimi gelmişken her derde deva lahanayla ilgili tarifler vereceğim. Lahana, sarma dolma ve turşularda kullanılmasının yanı sıra cilt ve vücut güzelliğimiz için de büyük önem taşıyor. Öyle ki lahana, eski çağlardan beri Çin’de, Yunanistan’da ve Mısır’da tedavi amaçlı yetiştiriliyor. Pisagor’un el yazmalarında şöyle yazardı: Bu sebze ruhumu dinç tutar, mutluluk verip huzurlu yapar. Jüpiter, doğanın sırlarını çözerken hep terlerdi ve Mısır halkı şöyle derdi: Muhteşem Jüpiter’in yere düşen her ter damlasının yerinde lahana çıkıyor.

    Çok fazla vitamin ve mineral barındıran lahanada C vitamini portakal ve limondaki kadar çok. Ayrıca yedi ay boyunca da içindeki C vitamini kaybolmuyor. Hatta zayıflamak isteyenlerin sebzesi olan lahana, çiğ haliyle daha da faydalı. Lahana ağrıları dindiren, iltihaplanmayı azaltan, kan damarlarının elastikiyetini sağlayan bir sebze.

    Mide ülseri için

    Günde üç defa yemekten önce yeni sıkılmış lahana suyunu ılık şekilde tüketin. Yarım çay bardağından başlayarak bir bardağa kadar dozajını arttırabilirisiniz. Bu kürü 40 gün yapıp, dört-altı ay sonra tekrar uygulayabilirsiniz.


    Boğaz ağrılarına birebir

    300 gr. lahana yaprağını iki bardak suda haşlayın, süzün ve ılık şekilde günde dört defa yarım su bardağı tüketin. İçine bir çay kaşığı bal katabilirsiniz.


    Bel ve boyun ağrılarında

    Ağrıyan bölgelere taze yaprakları sarıp yatın. Ama yatmadan önce sardığınız bölgeleri sıcak yün bir şalla kapatın. Bir hafta her gün yaparsanız çok fark edecek.

    Görme bozukluğu varsa

    Her gün iyi haşlanmış bir lahana yaprağını aç karnına yiyin ve suyunu tüketin. Bunu, bir ay boyunca günde dört defa yapmalısınız.

    Turşusu kanserden korur

    Lahana turşusunun çiğ lahanadan daha faydalı olduğu söyleniyor. Diyetisyenler de bu görüşü destekliyor. Çünkü lahana turşusunda yeni sentezler oluşuyor. Birleşimler sayesinde B1,B2,B3,B6,B9 vitaminiyle zenginleşiyor. Lahana turşusunda B12 vitamini bulunuyor ki bu vitamin yaşlılıkla savaşmakta birebir. Ayrıca lahana turşusu toksinleri vücuttan atıyor, bağırsakları temizliyor, kanserden koruyor. Turşusunun suyunda öyle bir asit var ki şekeri düşürüyor, disbakteriozla mücadele ediyor. Tabii ki zararları da var. Hipertansiyon, böbrek problemleri yaşayanlar için ve safrakesesinde taş olanlar tüketmemeli.


    Selülitlere iyi gelir

    Lahana turşunu veya çiğ halini güzelleşmek için de kullanabilirsiniz. Çok sevdiğim bir tarif var. Ayaklarda ödem ve selülit varsa birkaç seansla faydasını görebileceğiniz bu uygulama şöyle: Öncelikle vücudunuzu ıslatın ve bal sürün. Üstüne çiğ lahananın yapraklarını yapıştırıp sabaha kadar bırakın. Haftada iki defa yapın. Ödeminiz birkaç defa uyguladıktan sonra geçecektir.

    Kuru ciltler için

    Lahananın yapraklarına kaynar su dökün ve üç dakika sonra yaprakları zeytinyağına batırın. Daha sonra yaprakları yüz ve dekolte bölgesine yapıştırın. 20 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın ve nemlendirici sürün. Bu işlemi haftada iki defa yapabilirsiniz. Cilt hem nemlenir, hem de kırışıklık azalır ve cilt rengi açılır.

    Lekeleri açmakta faydalı

    Gazlı bezi lahana turşusunun suyunda ıslatın ve 10 dakika lekelerin üzerinde bekletin. Bir ay içerisinde haftada beş defa yapabilirsiniz. Pigment lekeleri açılacaktır.

    Saçınızın diplerine doğru

    Yarım bardak yeni sıkılmış lahana suyu, bir limon suyu ve yarım bardak ıspanak suyunu karıştırın. Daha sonra saç diplerinize sürün. Ilık suyla durulayın. Bu uygulama her gün yapılırsa 20 gün içerisinde saçlarda dökülme azalır, saçlar kalınlaşır ve parlak görünür.

    Ellerinizi turşu suyuna sokun

    Haftada iki defa ellerinizi lahana turşusunun suyuna sokun. Beş dakika kalsın ve suyla durulayın. Limon içerikli el kremleri kullanın.

    17 Şubat 2017 Cuma

    Şems Arslan Hamilelik Çatlaklarına etkili ve basit önlem Portakal

    By: Otçu Kız On: 00:46:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Portakal suyu ve yeşil yapraklı sebzeler, folik asit yönünden oldukça zengidir. Uzmanlar folik asit’in gebelik ve hamilelik sürecindeki yararlarındanönemle bahsediyor. 1 bardak portakal suyunda bulunan 100 ml. Folik asit hamile bir kadının günlük ihtiyacı olan 600 mg ‘ karşılamaz herhalde. Portakal suyu, ıspanak, brokoli gibi gıdalar tüketerek vücudun yeterdiği kadar folik asit almasını sağlayın. Hamilelik döneminde bebeğin büyümesi ile vücudta çatlaklar oluşur. Bu çatlakları önlemek için  portakaldan bolca yararlanın ve çatlakları önleyen portakal yağını yanınızdan ayırmayın.

    Etkili ve basit bir tarif verecek olursak
    TARİFİ: 5 tane portakal kabuğu(rendelenmiş),üstüne 500gr. Keten tohumu yağı ekleyin. 1 tatlı kaşığı vanilya,50 mg. Ayurvedik sıklaştırıcı krem ilave edin. Hepsini karıştırın ve 2 hafta karanlık yerde bekletin.süzün ve sabah-akşam vucüdunuzu bu yağ ile nemlendirin.

    29 Kasım 2016 Salı

    DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN EBEGÜMECİNİN FAYDALARI

    By: Otçu Kız On: 17:22:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Seda Sayanın Programında konuşan İbrahim Saraçoğlu Şifalı bitkilerin yabana atılmayacak güçte olduğunu ve mutlaka  değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Şöyle diyor Profösör "Bu bitkilerden birisi de ebegümeci. Benim çocukluğumda boş bulduğu her yerde yetişen bir bitkiydi. Sanırım hala da öyle.Ülkemizde 8 ebegümeci türü yetişmektedir. Bunlardan en önemlisi, Büyük ebegümeci (M. sylvestris) türüdür. 20-30 cm. arasında boylanabilen bu türün yaprakları yuvarlağımsı biçimli, kenarları dişli, uzun saplı, tüylü, almaşık dizili, 3-7 parçalı ve palmiye gibi damarlıdır. Yaz boyu ve sonbahar başlarında açan pembe renkli, eflatuni çizgili çiçekleri, yaprakların koltuklarından çıkar. Meyveleri 10 parçaya bölünen, olgunlaştığında açılmayan kuru tohumlar halindedir. Bitki, döktüğü tohumlarıyla çoğalır. Ebegümecinin yapraklan büyük oranda yapışkan bitki sıvısı; ayrıca glikoz, pektin, yağ esansları ile az miktarda tanen içerir. Yaprak ve sapları hafif kokulu ve yavan lezzetlidir. Bazı yerlerde sebze olarak yenilir. Tibbi Etkileri ve Kullanımı Tıbbi yararları hatmi ya da gülhatmininkine çok benzeyen ebegümecinin, bu etkileri ve bir çok yararlanma yöntemi vardır".İbrahim Saraçoğlunun bahsettiği tıbbi etki ve yararlar: • Gastrit ve mide ülserlerinde iyileştiricidir.
    • Üst solunum yollan nezlesi ile bronşitte göğsü yumuşatıcı; balgam söktürücü ve öksürüğü kesicidir.
    Bu gibi durumlarda kullanılmak üzere, yaz boyunca ve sonbahar başlarında, bitki çiçekli olduğu sürece, yaprak ve çiçekleri toplanıp gölge ve havadar yerde kurutulur. 2 tatlı kaşığı kurumuş yaprak ve çiçek karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
    • Ebegümeci ayrıca ciltteki çıban, yara ve küçük yanıklarda iyileştirici etki yapar.
    Bunun için, bitkinin taze yaprak ve çiçekler ezilerek hazırlanan yara lapası, bir tülbentin içine konularak, şikâyet edilen yere kompre şeklinde uygulanır.

    Faydaları :
    *Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser.
    *Mide ve bağırsakların muntazam çalışmasını sağlar.
    *Kabızlığı giderir.
    *Mide bulantısı ve kusmaları önler.
    *Ateşi düşürüp, vücuda rahatlık verir.
    *Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.
    *Nezle, bronşit, nefes darlığı tedavisinde kullanılır.
    *Lapası çıbanların olgunlaşmasını sağlar.
    *Burun kanamasını durdurur.
    *Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
    *Mide ağrısını keser.
    *Burun tıkanıklığını giderir.

    Birde uyarısı var
    Hamile kalmak isteyenler yada hamile olanlar kesinlikle ebegümeci yememelidir.

    30 Ekim 2016 Pazar

    Propolis ve propolisin faydaları

    By: Otçu Kız On: 07:39:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Propolis Nedir
    Propolis, kara mum ya da arı reçinesi olarak da bilinir, 300’den fazla fitokimyasal madde ihtiva eder. Bir arı kovanında 50 bin – 80 bin arı ve bir o kadar da yavru bulunur. Bu kalabalığa ve mikropların üremesi için uygun bir ortam hazırlayan kovan içi sıcaklığı ve rutubetine rağmen arılar kolayca hastalanmadan yaşarlar. Bunu bitkilerden topladıkları ve sindirim salgıları ile karıştırarak hazırladıkları yapışkan reçinemsi maddeyle yaparlar. Propolis olarak da bilinen bu madde %30 balmumu, %55 reçine ve balsam, %10 eterik yağ, %5 polenin yanı sıra, magnezyum, kalsiyum, iyot, sodyum, potasyum, bakır, çinko, demir mineralleriyle B1, B2, B6, C ve E vitaminlerini ihtiva eder. İçerdiği zengin ve etkili bu maddeler propolise antibakteriyel, antiviral, antioksidan, bağışıklık sistemini düzenleyici, kansere karşı koruyucu ve ağrı kesici özellikler kazandırır.

    Propolis doğal ham olarak kullanıldığında Faydaları 

     ● Enfeksiyon ve romatizmal rahatsızlıklara karşı faydalıdır. Propolisin antienflumatuvar özelliğinden dolayı iç ve orta kulak enfeksiyonlarında, aseptik nekroz, verem, ülser, kolit gibi iltihabi hastalıklarla, romatizmal hastalıklarda yararlı olduğu gözlenmiştir.

     ● Bağışıklık sistemi üzerine etkileri: propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. İçerdiği bioflavonoid’in ektisiyle güçlü bir antiviral özelliğe sahiptir. Propolis antioksidan özelliğinden dolayı kanserlerin oluşumuna karşı önleyici etkiye sahiptir.
    Kanser tedavisinde destekleyicidir.

    ● Sindirim rahatsızlıklarına karşı faydalıdır. Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya %10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmış ve antiparaziter özelliği gözlenmiştir. Ülsere karşı faydalı olduğu fakat Crohn hastalığına etkili olmadığı tespit edilmiştir.

    ● Yara tedavisi ve doku yenilenmesinde faydalıdır. Propolisin yara ve yanıkların iyileşmesinde %80 etkili olduğu gözlenmiştir.

     ● Soğuk algınlığı, girip, herpes virüs infeksiyonları, diş eti hastalıklarında da yararlı olduğu gözlenmiştir.


    Kulanım Şekli:
    Doğal yollardan alınan porpolis nohut yarisi kadar ciğnenilmelidir. 2 Haftadan fazla kullanıldığı takdirde böbrekleri hızlı çalıştırdığından dolayı iki hafta kullanilip iki hafta ara verilmelidir.

    Önemli Uyarı:
    Hamile bayanların ve 12 yaşın altındaki çocukların propolis kullanırken dikkatli olunmalıdır.




    19 Ekim 2016 Çarşamba

    7 Günlük Ünlü Fransız Mireille Mathieu Diyeti

    By: Otçu Kız On: 22:25:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • MIREILLE MATHIEU diyeti 

     

    BİRİNCİ GÜN

    » Kahvaltı: Şekersiz kahve ve yağsız tost
    » Öğle yemeği: Zeytinyağlı domates ve havuç salatası ve 15 dakika sonra portakal ve mandalina
    » Akşam yemeği: Haşlanmış yumurta ve haşlanmış balık, meyve tabağı

    İKİNCİ GÜN

    » Kahvaltı: Şekersiz kahve ve bir dilim kaşar peyniri mutlaka çökelek
    » Öğle yemeği: Zeytinyağlı sebzeli salata. Haşlama çok az tavuk göğsü
    » Akşam yemeği: Yağsız çökelek ve yağsız yoğurt

    ÜÇÜNCÜ GÜN

    » Kahvaltı: Şekersiz yeşil çay ve yulaf ezmesi
    » Öğle yemeği: Haşlanmış et ve sebzeli salata
    » Akşam yemeği: Zeytinyağlı sebzeli salata ve buğlama balık


    DÖRDÜNCÜ GÜN

    » Kahvaltı: Şekersiz kahve ve haşlama yumurta
    » Öğle yemeği: Haşlama hindi eti ve meyve tabağı
    » Akşam yemeği: yağsız çökelek ve yağsız yoğurt
    Öncelikle Fransa da bu aralar, güzelliği ve başarısı ile ikon haline gelmiş efsanevi Fransız sanatçı Mireille Mathieu saç modeli moda. Ama bu güzel yıldızın sadece saçları moda değil. Mireille Mathieu’nun yılda üç veya dört defa yaptığı diyeti de son derece revaçta. Şimdi sizinle bu diyeti paylaşmak istiyorum. Bu diyeti kendisi tasarlamış. Yıllardır bu diyeti hem kendisi uygulamış hem de başkalarına tavsiye etmiş. Denemek isteyenler lütfen harfiyen uygulayın ve farkı mutlaka göreceksiniz.

    BEŞİNCİ GÜN

    » Kahvaltı: Şekersiz kahve ve yulaf ezmesi iki tane incir kurusu
    » Öğle yemeği: Haşlama balık ve salata olmadan sebzeler
    » Akşam yemeği: Haşlanmış kibrit kutusu kadar tavuk ve yoğurt

    ALTINCI GÜN

    » Kahvaltı: Şekersiz yeşil çay ve haşlanmış yumurta
    » Öğle yemeği: Haşlama balık ve sadece domates salatası zeytinyağı çok az olsun
    » Akşam yemeği: Yağsız çökelek ve yağsız yoğurt beş tane fındık

    YEDİNCİ GÜN

    » Kahvaltı: Şekersiz kahve ve yağsız tost haşlanmış yumurta
    » Öğle yemeği: Haşlanmış balık ve domates salata
    » Akşam yemeği: Haşlanmış dana eti ve zeytinyağlı sebze salatası

    Doğal Egzema Kremi Tarifi

    By: Otçu Kız On: 01:48:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • MALZEMELER:
    - 1 çay kaşığı aynı safa
    - 25 gr. balık yağı
    - 3 adet fırında kızarmış kabuklu ceviz.

    YAPILIŞI:
    Fırında kızartılmış kabuklu cevizler kırılıp içnideki ceviz içini havanda dövdükten sonra bir kavanoza koyup üzerine diğer malzemeleri ekleyip 1 hafta karanlıkta bekleteceğiz. 1 hata sonunda elde edilen karışımı tülbentten süzüyoruz.


    KULLANIM ŞEKLİ:
    Elde ettiğimiz kremi eğzamalı bölgelerin üzerine sürüyoruz.



    15 Ekim 2016 Cumartesi

    Güllü krem ve Güneşten korunmak için vücut yağı

    By: Otçu Kız On: 00:25:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • Güllü krem ve vücut yağı

    » Balmumuyla karıştırın:

    DÖRT tane mis kokulu pembe veya beyaz gül yaprağını havanda ezin ve 50 gram tereyağıyla karıştırın. İçine 10 gram balmumu ilave edin. Bu karışımı benmari usulü bir saat ocakta az ateşte kaynatın. Kaplara koyup dolapta muhafaza edin. Akşamları, el, ayak, ve vücudunuza sürebilirsiniz.

    » Güneşten korunmak için vücut yağı:

    ÜÇ bardak gül yaprağının üstüne yarım çay bardağı pamuk yağı, bir yemek kaşığı kaysı yağı, bir çay kaşığı kakao yağı ilave edin. Güneşte yedi gün bekletin. İstediğiniz esansı katabilirsiniz. Daha sonra bu karışımı süzün, güzel kaplara koyup ve kendinizi şımartın.

    Kınayla doğal saç boyası

    By: Otçu Kız On: 00:23:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Kınayla doğal saç boyası

    KINA tozu genellikle ceviz, sumak, incir yaprağıyla karıştırılarak saçlarda uzun süre bekletilir. Saçlarınız koyu kestane, kahve, bakır renklere yakınsa size özel doğal saç boyası tarifi: İki kök zencefil rendeleyin ve tülbentten süzün, iki yemek kaşığı kına koyun. Bir limonun suyu, bir tatlı kaşığı tarçın tozu ve pancar suyunu ilave edin. Krema haline geldikten sonra hafif ısıtın ve saçınıza sürüp 50 dakika bekletin. Bu boyayı 10 günde bir uygulayın.

    Güçlü saçlar için Hint toniği

    By: Otçu Kız On: 00:18:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • Güçlü saçlar için Hint toniği

    » 500 gr. kolonya
    » Bir tane acı kırmızı süs biberi
    » Doğranmış yarım kereviz
    » Bir yemek kaşığı bal

    Bu yoğun karışımı bir hafta karanlık yerde bekletin. Bir hafta sonunda süzün ve haftada üç defa saç diplerinize 30 dakika uygulayın. Bu işlemin ardından saçınızı katranlı-kükürtlü sabunlarla yıkayın. Saçlarınızdaki değişim kendini 14 gün sonra göstermeye başlar.

    Bu toniğin içeriğinde bulunan malzemeler biraraya geldiğinde saç köklerini uyararak saçların uzamasını teşvik ediyor ve kan dolaşımını arttırıyor. Ancak cilt alerjisi olan veya deri problemleri yaşayanlara bu tarifi önermiyorum.

    8 Ekim 2016 Cumartesi

    Diş Beyazlatma İster 1 saate, ister 3-6 günde Doğal Bembeyaz Dişler-Opalescence

    By: Otçu Kız On: 21:17:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Yıllardır insanların dişleri konusundaki en büyük zaafları onların beyazlığı olmuştur. Araştırmacılar insanların %7'sinin sadece dişleri gözükmesin diye gülmekten kaçındığını ortaya koymuştur. Bu amaç için karbonatla başlayan macera, porselenlere, diş minesine çok zarar veren törpüleme işlemlerine kadar uzanmıştır. Öyleki kalıcı ve dişe zarar vermeyen bir beyazlatma yöntemi arayışı hiç bitmedi. Bu arayış içersinde en büyük adım Opalescence'ın yaratılması ile atıldı. Yıllardır uygulanan bu yöntemin digerlerinden en büyük farkı, diş minesine zarar vermeden, en kalıcı şekilde dişleri sağlıklı doğal beyazlığına kavuşturabilmesi. Hemde bunu hastaya zahmet vermeden, ister muayenehanede 1 saatte, ister evde uyurken uygulayarak ortalama 3-6 gün gibi kısa bir süre içersinde yapabilmesi.Opalescence, içinde bulundurduğu % 20 oranında su sayesinde diş minelerinin susuz kalmamasını sağlayarak, çatlamaların önüne geçer. Alınan sıvı ve yiyeceklerin dişteki boşluklar arasında kalması, dişte renk değişimine neden olduğundan diştemizliği beyazlatmadan sonra korunması ve diş renkleşmesine sebeb olan diet alışkanlıklarının hekim tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Böylece oluşan beyazlık kalıcı olur. Opalescence sadece diş renginden memnun olmayan kişilerde değil, ilaç kullanımı sonucu oluşan tetrasikilin renkleşmelerinin dört tipinin üçünde ve florosis vakalarında da etkili oluyor. Ancak bu durumda tedavi süresi evde tedavi edilen tipinde 14 güne uzuyor.

    Bu yazımızda Opalescence ile diş beyazlatma yönteminde yanıt arayacağımız sorular

        Tedavi Nasıl Yapılıyor?
        Hiçbir rahatsızlığım yok.Ancak dişlerimin daha beyaz olmasını istiyorum. Mümkün mü?
        Opalescence'in evde uyurken kullanılan tipi nasıl uygulanıyor?
        Muayenehanede uygulanan şekli ile evde uygulanan arasında ne fark var?
        Kendim uygulayabilir miyim?
        Kanal tedavisi görmüş dişlere etkili mi?
        Dişlerim küçükken tetrasiklin tedavisinden dolayı sarı ? Tedaviden nasıl bir sonuç alırım?
        Benzeri diş beyazlatıcılardan farkı nedir?
        Opalescence’in yan etkisi olarak hassasiyet var mı?
        Hamileyim, bir sakıncası var mı?
        Dişlerimde bir hassasiyet var. Tedavi olabilir miyim?
        Dolgulara ve protezlere bir tesiri var mı?
        Daha önce dişlerinde dolgu, protez ya da kanal tedavisi olanlar içinde bu yöntem geçerli olabiliyor mu?
        Başka bir beyazlatıcı ile dişlerimi beyazlattım ancak renk geri döndü. Opalescence uygulanması nasıl olacak?
        Renk geri döner mi?
        Yan Etkileri Var mı?
        Opalescence ne tür renkleşmelerde kullanılır ?
        Tedavi süresi kaç gündür ?
        Kaç ton renk açılması olur ?
        Beyazlatmanın kalıcılığı hakkında ne söylenebilir ?
        Beyazlatma uygulanan dişlerde dişin özünde patolojik değişimler görülür mü ?
        Kalıcılığı hangi faktörler etkiler ?
        Anhidröz ne demektir ?
        Opalescence’in diğer bleaching materyallerinden neden farklıdır ?
        Opalescence niçin anhidröz değildir ?
        Opalescence nasıl uygulanır ?
        Daha önce anhidröz ve geri dönüşümlü bir bleaching ajanı kullanılmış ise ne yapılabilir ?
        Uygulama kaşığının yapımı niçin önemlidir ?
        Opalescence mutlaka tüm ağıza mı uygulanır ?
        Opalescence uygulanacak dişlerinizde çürük var ise hekimin davranışı nasıl olmalıdır ?
        Opalescence sigara vb. renkleşmelerine etkili midir ?
        Tek şırıngalık dozlar niçin önemlidir?
        Ağızda eski dolgular var ise ne yapılmalıdır ?
        Ağızdaki diğer restorasyonlar açısından durum nedir ?
        Opalescence’in gece uygulanmasından beklenen fayda nedir ?
        Opalescence’in raf ömrü nasıl korunur ?
        Evde beyazlatma ajanı olan Opalescence, ofiste beyazlatma ajanı olan Opalescence Xtra ile kombine kullanılabilir mi?
        Dişler daha önce başka anhidröz beyazlatıcılarla beyazlatılıp renk geri dönmüşse ve tekrar Opalescence ile beyazlatma yapılmak isteniyorsa ne yapılabilir?
        Opalescence ile yapılan Türk Araştırmaları var mı?

    Tedavi Nasıl Yapılıyor?

    Tedavi, normal dişlerde ister dişhekimi muayyenehanesinde ortalama 1 saatte, ister evde uyurken uygulayarak 3-6 günde, dişhekimlerinin hazırladığı bir vinil kılıfın ağızdaki dişlere takılarak tatbik edilmesi şeklinde işliyor. Bu kılıfların dişhekimleri kontrolünde hazırlanmasıdan sonra, işlemleri hasta kendi başına, sosyal hayatını etkilemeden yapabiliyor. Opalescence jel, kişiye özel hazırlanan vinil kılıfın içine sıkılarak kullanılıyor. Uygulamadan önce dişlerini fırçaladıktan sonra içine jel sıkılmış olan vinil kılıf ağızına yerleştiriyor. 2-6 saat süre ile ağızda kalan ilaç etkisini bu süre içersinde kaybetmiyor. Kılıftan çıkan jel, bir fırça yardımı ile temizleniyor. Ortalama 3-6 günün sonunda dişlerde kalıcı bir beyazlık sağlanır.

    Opalescence uygulamasında en önemli nokta, uygulamanın dişhekimi kontrolü altında yapılması. Uygulamaya başlamadan önce dişhekimi muayenesi ile genel ağız sağlığı kontrol edilmelidir. Ağızda hiçbir problem yoksa, dişleri beyazlatmak kolay bir işlem.

    Hiçbir rahatsızlığım yok. Ancak dişlerimin daha beyaz olmasını istiyorum. Mümkün mü?


    Evet mümkün...

    Opalescence'in evde uyurken kullanılan tipi nasıl uygulanıyor?

    Opalescence jel kişiye özel hazırlanan vinil bir kılıf içerisine sıkılarak kullanılır. Uygulayacak kişi gece yatmadan önce dişlerini fırçaladıktan sonra vinil kılıfı ağzına yerleştirerek 2-6 saat süre ile takar. Bu şekilde kullanımda tetrasiklin harici vakalarda ister 1 saatte muayyenehanede, ister 3-6 günde evde uygulayarak bembeyaz dişlere sahip olmak mümkündür.

    Muayenehanede uygulanan şekli ile evde uygulanan arasında ne fark var?

    En büyük fark zaman farkıdır.

    Kendim uygulayabilir miyim?

    Opalescence ile diş beyazlatmak için dişhekiminin önce sizi muayenehane görmesi, ağız da çürük veya diş minesi çatlak dişler var ise tedavi edilmesi şarttır. Daha sonra ağız yapınıza uygun bir şekilde hazırladığı bir vinil kılıfa ihtiyaç vardır. Bu kılıf hazırlandıktan sonra uygulama gece yatarken dişini beyazlatmak isteyen kişi tarafından yapılır. Ancak bu işlem sırasında dişhekimi kontrolü esastır.

    Kanal tedavisi görmüş dişlere etkili mi?


    Kanal tedavisi görmüş dişlerde de Opalescence ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Ancak bu vakalarda Opalescence uygulaması hekim tarafından kanal tedavisi görmüş olan dişin dolgusu çıkarılarak yapılmaktadır.

    Dişlerim küçükken tetrasiklin tedavisinden dolayı sarı ? Tedaviden nasıl bir sonuç alırım?

    Opalescence ile tetrasiklin renkleşmeleri de beyazlatılmaktadır. Ancak bu vakalarda tedavi süresi biraz daha uzamakta ve ortalama 14 günde tamamlanmaktadır.

    Benzeri diş beyazlatıcılardan farkı nedir?

    Opalescence benzeri beyazlatma materyallerinden farklı olarak % 20 su içerir. Bu özelliğinden dolayı dişlerde hassasiyete yol açmaz, mineyi susuz bırakarak çatlamalara neden olmaz ve oluşturduğu beyazlık, boyar maddenin yerini su aldığından doğal ve kalıcıdır. Tabii ki diş temizliğine sağlamak ve boyar madde içeren beslenme alışkanlıklarını değiştirmek kaydı ile...

    Opalescence’in yan etkisi olarak hassasiyet var mı?


    Opalescence’in halen bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. % 2 vaka da geçici olarak soğuk veya sıcak içecek içmenize engel olmayacak derece hassasiyet gözlenebilir ancak dişhekimize birdirdiğiniz takdirde, bir iki dakikada uygulayacağı Flor-Opal ile hemen sona erecektir.

    Hamileyim, bir sakıncası var mı?


    Bildirilmiş hiçbir vaka olmamasına rağmen hamilelikte ilaç kullanımından kaçınma genel prensibi altında uygulamanın hamilelik sonrasına bırakılması doğru olur.

    Dişlerimde bir hassasiyet var. Tedavi olabilir miyim?

    Bu durumda Opalescence uygulanmasından önce dişlerdeki hassasiyeti gidermek için hekimin gerek gördüğü süre kadar flor uygulaması yapılarak ardından beyazlatma işlemine geçilebilir. Bazı vakalarda ise sert fırçalamaya bağlı olarak dişeti çekilmesi sonucu hassasiyet oluşmuş olabilir. Bu bölgeler dişhekimi tarafından izole edilerek tedavi sürdürülebilir.

    Dolgulara ve protezlere bir tesiri var mı?


    Opalescence jel’in ağızdaki mevcut dolgu yada protezlere olumlu yada olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Ancak ağızda çürük ya da oynamış dolgular var ise bunların tedavi öncesi düzeltilmesi gerekir. Opalescence sadece diş minesine etkili olduğundan ağızdaki dolgu ve kaplamaların beyazlanması söz konusu değildir.

    Daha önce dişlerinde dolgu, protez ya da kanal tedavisi olanlar içinde bu yöntem geçerli olabiliyor mu?


    Opalescence jel'in ağızdaki mevcut dolgu ya da protezlere olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yok. Ancak ağızda çürük ya da oynamış dolgu varsa bunların tedavi öncesi düzeltilmesi gerekiyor. Opalescence sadece diş minelerde etkili olduğundan dolgu ve kaplamaların beyazlanması söz konusu olmuyor. Kanal tedavisi görmüş dişlerde de çok iyi sonuçlar alınıyor. Ancak burada, tedavinin uygulanmasında farklılıklar var. Kanal tedavisi görmüş olan dişin dolgusu çıkartılıyor ve tedavi hekim tarafından uygulanıyor. Bu dişlerin rengi düzeldikten sonra normal, hasta tarafından uygulanan işlemlere geçiliyor.

    Başka bir beyazlatıcı ile dişlerimi beyazlattım ancak renk geri döndü. Opalescence uygulanması nasıl olacak?
    Başka bir beyazlatıcı kullandı iseniz dişhekiminize mutlaka belirtiniz. Diğer beyazlatıcılar dişminesini susuz bıraktıkları için dişminenizde oluşan hasarı enaza indirmek için Flor-Opal ile önceden bir iki gün tedavi görmeniz gerekir.

    Renk geri döner mi?

    Opalescence ile Hacettepe Üniversitesi'nin yaptığı çalışmaya göre, dişlerini beyazlatan bireylerin iki yıl sonra yapılan kontrollarında renk geriye dönüşüne rastlanmamıştır.

    Yan Etkileri Var mı?

    Opalescence'ın uygulandığı hastalarda bugüne kadar yan etkiye rastlanmamış. 6 günlük tedavi sonunda dişinize bir bardak kolalı içecekten daha az etkisi vardır. Çok nadir olarak sıcak bir bardak çay veya soğuk bir içecek içmeye engel olmayacak bir hassasiyet olabileceği ancak bunu dişhekiminin hemen halledebilecek basit bir olay olması bir başka avantaj. Bu nedenle dünyanın her yerinde güvenle kullanılıyor. Ancak uzmanlar, hamilelikte ilaç kullanımından kaçınma genel prensibi altında uygulamanın hamilelik sonrasına bırakılmasını öneriyorlar.

    Opalescence ne tür renkleşmelerde kullanılır ?

    Opalescence tetrasiklin ve florozis de dahil olmak üzere mineyi ilgilendiren tüm renkleşmelerde başarı ile kullanılır.

    Tedavi süresi kaç gündür ?


    Tedavi süresi istatistiksel olarak tetrasiklin harici vakalarda 3-6 gün, Tetrasiklinde ise 14 gündür.

    Kaç ton renk açılması olur ?

    Renkleşme şiddeti ve Opalescence’e duyarlılığına bağlı olarak cevaplar çok daha olumlu olmasına rağmen en az 2 ton açılma olacaktır.

    Beyazlatmanın kalıcılığı hakkında ne söylenebilir ?

    Bu konuda ülkemizin önde gelen üniversitelerinden biri olan Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesince gerçekleştirilmiş olan araştırmada da 2 sene takip edilmiş vakalarda geri dönüş olmadığı bildirilmiştir. Ayrıca Ohio Üniversitesinden John BAILEY her ne kadar renk geri dönüşü beklenmiyorsa da hastanın diş renkleşmelerine ekstrensek de olsa sebep olan diet alışkanlıklarını değiştirmekte fayda gördüğünü belirtmiştir.

    Beyazlatma uygulanan dişlerde dişin özünde patolojik değişimler görülür mü ?

    Bu konuda Ekim 1994 JADA dergisinde yayınlanan ve Opalescence ile yapıldığı belirtilen araştırmada 60 gün süre ile takip edilen ( yazarların notu : dişte bir kimyasal yada fiziksel travma oluşması durumunda belirtiler 30-60 gün içerisinde ortaya çıkmaktadır.) dişlerde bleaching uygulanması öncesi ve sonrası pulpal cevaplarda bir farklılık gözlenmemiştir. Yazarlar ayrıca araştırmanın Opalescence ile yapıldığına ve Opalescence’in formülasyonunda % 20 su bulunduğuna dikkat çekerek diğer su içermeyen materyallerin kullanımında dehidratasyona bağlı olarak farklı pulpal tepkiler oluşabileceğini hatırlatmaktadırlar.

    Kalıcılığı hangi faktörler etkiler ?

    Opalescence ile yapılan beyazlatma işleminde ısı ya da asit uygulaması olmadığından yöntemin atravmatik olması dolayısı ile fluorürden zengin en iyi derecede mineralize olmuş yüzey minesi korunmaktadır. Yüzey minesinin korunmuş olması ve interprizmatik bölgeden çekilen renkli sıvı yerine Opalescence kimyasında bulunan saf suyun yerleşmesi sonucu ağız sıvılarının penetrasyonuna engel olması geri dönüşü engelleyen faktörlerdir.

    Anhidröz ne demektir ?

    Su içermeyen ve ortamdaki suyu alarak uygulandığı alanı susuz bırakan materyallere anhidröz maddeler denir.

    Opalescence’in diğer bleaching materyallerinden neden farklıdır ?


    Opalescence diğer bleaching materyallerinden anhidröz olmaması ile ayrılır

    Opalescence niçin anhidröz değildir ?

    Opalescence formülünü benzersiz kılan içerdiği % 20’lik su oranıyla anhidröz değildir.

    Opalescence nasıl uygulanır ?
    Opalescence kapalı bir sistem olarak, özel vinil bir uygulama kaşığı içerisinde uygulanır.

    Daha önce anhidröz ve geri dönüşümlü bir bleaching ajanı kullanılmış ise ne yapılabilir ?

    Böyle bir durumda ilk olarak yapılması gereken susuz kalmaktan dolayı zarar gören yüzey minesini flor uygulaması ile desteklemek olmalıdır. Bu amaçla 5 gece Flor-Opal kullanılmasının ardından Opalescence uygulanması mine prizmaları arasındaki su dengesini kuracaktır.

    Uygulama kaşığının yapımı niçin önemlidir ?

    Opalescence jelin uygulama kaşığı dışında etkili olamayacağını ya da uygulama kaşığının gingival dokulara ve interdental papillaya uzanması durumunda sorun yaratacağını ve yumuşak dokuda irritasyona neden olacağını göz önünde tutarsak kaşık yapımının hekim kontrolunda olmasının önemi daha iyi anlaşılır.

    Opalescence mutlaka tüm ağıza mı uygulanır ?


    Opalescence uygulaması için kaşığın tüm dişleri kapsayacak şekilde yapılması tüm dişlere Opalescence uygulanacağı anlamını taşımaz. Beyazlatılması gerekmeyen dişlere blokaj uygulanmayarak seçici çalışılabilir. Ayrıca madde kaybı nedeniyle üst dişlere porselen kuron yapılması gereken vakalarda alt dişlere bleaching uygulaması istenen rengi oluşturmakta yardımcı olacaktır.

    Opalescence uygulanacakdişlerinizde çürük var ise hekimin davranışı nasıl olmalıdır ?


    Dişlere yapılacak dolgu türü amalgam ise beyazlatma öncesi dolguları yapmak doğru olacaktır. Ancak kompozit dolgu uygulaması gerekiyor ise bu durumda kavitenin beyazlatma öncesi geçici restorasyonu ve beyazlatma işlemini takiben iki hafta beklenerek kompozit dolguların yapılması en doğru davranış biçimi olacaktır. Beyazlatmayı takiben iki hafta beklenilmesi mine prizmaları arasındaki residüel peroksitin ortamdan uzaklaşarak kompozitin bonding tutunmasını etkilememesi içindir.

    Opalescence sigara vb. renkleşmelerine etkili midir ?


    Normal olarak sigara renkleşmeleri ekstrensek renkleşmelerdir ve normal diş temizliğinde kullanılan pastalarla temizlenebilirler. Ancak bazı vakalarda bu renkleşmeler giderilse dahi dişin kendi bünyesel sarılığı söz konusudur ve hasta tarafından sigara renkleşmesi olarak düşünülmektedir. Bu tarz renkleşmelerde Opalescence ile çok iyi sonuç alınmaktadır.

    Tek şırıngalık dozlar niçin önemlidir?

    Opalescence bir dişhekiminin geliştirdiği bir sistemdir ve hekimin klinik beklentileri ve hasta ile olan ilişkileri ürünün her safhasında gözönüne alınmıştır. Büyük oranda klinik dışı uygulanan bir sistem olması dolayısı ile tedavi inisiyatifinin hekimde kalması ve hastanın doz ayarlaması gibi sorunlar yaşamaması için sistem hata yapma riskini minimumda tutacak şekilde planlanmıştır. Bu nedenle tek dozluk şırıngalar hekime hastayı en üst düzeyde kontrol imkanı sağlar iken hasta için de doz ayarlama zorunluluğu olmaması ayrı bir avantajdır.

    Ağızda eski dolgular var ise ne yapılmalıdır ?

    Ağızdaki eski dolgular genelde bir problem oluşturmaz, ancak kenar uyumu bozulmuş dolgular mevcut ise sızıntı sonucunda bu dişlerde hassaslaşma görülebilir. Bu durumda dolguların değiştirilmesi doğru olacaktır.

    Ağızdaki diğer restorasyonlar açısından durum nedir ?

    Ağızda mevcut dolgu yada protezlere Opalescence’ in olumlu yada olumsuz hiçbir etkisi yoktur.

    Opalescence’in gece uygulanmasından beklenen fayda nedir ?


    Opalescence uygulama kaşığı içerisinde 2-6 saat aktivitesini koruyabilmekte ve bu da tedavi süresini ve maliyetini olumlu etkilemektedir. Gece uykuda tükürük akımı azalacağından ve çene hareketleri olmadığından maksimum verim alınır ve sosyal yaşamı etkilemez.

    Opalescence’in raf ömrü nasıl korunur ?

    Bleaching materyalleri ısı ve ışığa karşı hassas materyallerdir. Bu nedenle raf ömrünün korunabilmesi için uzun süre saklama gerektiğinde mutlaka buzdolabında saklanması gerekir. Opalescence kutu etiketinin sağ alt köşesinde bulunan son kullanma tarihine dikkat ediniz.

    Evde beyazlatma ajanı olan Opalescence, ofiste beyazlatma ajanı olan Opalescence Xtra ile kombine kullanılabilir  mi?

    Güç bir lokalize diş renkleşmesi varsa home-bleaching'den önce ofis-bleaching uygulanabilir. Aynı şekilde hasta daha çabuk sonuç almak istiyorsa yine bu iki teknik birleştirilebilir.

    Dişler daha önce başka anhidröz beyazlatıcılarla beyazlatılıp renk geri dönmüşse ve tekrar Opalescence ile beyazlatma yapılmak isteniyorsa ne yapılabilir?

    Daha önce kullanılan Opalescence dışındaki beyazlatma ajanı anhidröz olduğundan mineyi susuz bırakmıştır dolayısıyla da hastada hassasiyet ihtimali artmıştır. Böyle bir durumda tedaviye başlamadan önce 2 gün süreyle topikal flor tedavisi uygulamakta fayda vardır.

    Opalescence ile yapılan Türk Araştırmaları var mı?

    Hacettepe Üniversitesi
    Opalescence ile Hacettepe Üniversitesi'nin renkte iki yıllık takip sonucu geriye dönüşün olmadığını belirten çalışma
    Ege Üniversitesi (Doktora tezi)1996 
        Opalescence ile diğer beyazlatıcıların çift kör kıyaslaması sonucu beş günlük tedavi sonucunda, dişe zararlı etkilerin diğer beyazlatıcılarda anlamlı derecede çok fazla olduğu SEM ile tespiti
    Marmara Üniversitesi (Doktora tezi)1997   
    Opalescence ile diğer beyazlatıcıların çift kör kıyaslaması sonucu SEM ve FTIR incelemelerinde dişe yan etkileri açısından incelendiğinde hastalar için en sağlıklı beyazlatıcı ajanın Opalescence olduğu ortaya çıkmıştır.

    4 Ekim 2016 Salı

    Çok özel 5 yıldızlı güzellik maskesi

    By: Otçu Kız On: 14:42:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Bayrama özel Maske 5 yıldızlı maske

    Susam helvasından hazırlayacağımız bu maske ve tüm gün boyunca uygulayacağınız maske cildinizi gergin,sağlıklı, toparlanmış, canlı yapacaktır bu güzellik maskesi tam bir bayram maskesidir.

    Not.Kuru ciltler yağla karıştıracak normal ciltler suyla karıştırırsa çok daha iyi olur.

    Helvadan bir parça(1/4 kibrit kutusu), bir yemek kaşığı yağ koyun maskemize iyice krem haline getirin cildinize göz altı dahil uyguluyoruz. Cildinizin her noktasını her yerini alın, burun, dudak üstü, çenenizi kapsayacak şekilde uygulanıyor. 20 dk bekletin sıklaşmayı göreceksiniz. Cilt sıklaşıyor, temizleniyor ve ayrıca yanaklarınız pembe pembe oluyor. Ayrıca küçük muz parçalarıyla  masaj yapabilirsiniz.

    Varisler, güzel, sağlıklı, pürüzsüz bacaklar için doğal tarifler

    By: Otçu Kız On: 10:07:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Varislerin sadece kötü görünümü değil, son derece ağrılı, sancılı tarafları da oldukça rahatsız
    etmektedir.
    Bir kaç sene önce bacaklarımda öncelikle ağrı, sızlama ve kılcal damarların öne çıktığını büyüdüğünü fark ettim. O günden bu güne kadar önlemini alıyorum. Hem yayılıp büyümesini önledim hemde kötü görünüşünü. Bu uygulamalarda kullandığım doğal tarifleri sizinle paylaşmak istiyorum.


    TARİF 1:

    10 gr. papatya kurusu,
    50 gr. ada çayı,
    50 gr. at kestanesi,
    5 gr patates nişastası

    Tüm malzemelerin üzerine 250 gr. kaz yağı (organik pazarlarda bulunuyor) ilave edin ve benmari usulü 2.5 saat ocakta tutun. 1 saat soğuk yerde bekletin ve yine 1 saat kaynatın. Tülbentten sakın. Kavanoza doldurun. Sabah akşam bacaklarınıza sürün

    TARİF 2:

    1 tane yetişmemiş yeşil domatesi 2 yere bölüp varislerinizin üzerine koyun. Hafif yakma hissedene
    kadar bekletin. Buz gibi su ile yıkayın. Günde 5 defa tekrarladığınızda 2 hafta
    sonra kötü görünümlü varislerin gözle görünür şekilde kaybolduğunu göreceksiniz.

    TARİF 3:

    250 gr rendelenmiş sarımsak üstüne 350 gr. bal ilave edin. Tahta kaşıkla karıştırıp 5 gün bekletin. Kahvaltıdan
    30 dk önce 1 yemek kaşığı tüketin. Sarımsaklı bal, damarların elastikiyetini sağlayarak kan dolaşımını hızlandırır.

    28 Eylül 2016 Çarşamba

    Sonbahar sadece havalara değil, saçlara da geldi

    By: Otçu Kız On: 22:08:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Yakala saçından tut hayatı, çevir yüzüne

    Sonbahar sadece havalara değil, saçlara da geldi. Kimi dökülür, kimi yıpranır. İyisi mi siz önleminizi alın, çeşit çeşit tariflerimizle saçınızı baştan yaratın. Zira saç dediğin evrenin antenidir Saçlarımız güzellik ve çekiciliğin önemli aksesuarı olmanın yanısıra kadınların sağlığını da, asaletini de gösteren önemli bir unsurdur.

    Tarih boyunca kadınların saçları büyük bir öneme sahip olmuş. Ama bugün kadın saçının gücü hakkındaki bilgiler kayboluyor.

    Sonbaharda saç problemleri başlar. Kiminde saç dökülmesi olur, kiminde kırılgan ve cansız görünüm oluşur, kiminde de kaşıntı ve pullanma meydana gelir.

    İşte o zaman önlem almaya başlarız. Ama doğrusu şu ki; saç bakımı her daim olmalıdır.

    Ta eskilerden bu yana saçlarımızla ilgili duyduğumuz şeyler vardır, bazılar hemen size de tanıdık gelecek: Neden gebelik sırasında saçlar kesilmez? Neden camiye, kutsal tapınaklara başörtüsüz girilmez? Neden uzun saçları toplamadan dışarı çıkılmaz, ayıp sayılırdı? Neden saçlarımıza kına sürerken dua okunur? Neden saçları yıkadıktan sonra soğuk havaya çıkılmaz?

    Kadın saçı evrenle adeta anten gibi bağlantılı. Uzun saçlar kozmik bilgi ve sezgi erişimini sağlamakta. Ayrıca kadın saçı eski çağlarda kutsaldı ve özenerek bakım yapılırdı. Eskiden anneler kızların saçına kimseyi dokundurmazdı, nazar olur diye. Ki hâlâ bunları duyuyoruz. Masallarımızı hatırlayalım. Cadıların saçları hep uzunmuş, çünkü tüm güçlerini saçlarından aldıkları anlatılırdı masallarda... Ama bir kahraman gelip onun saçlarını dipten keserek gücünü de almış olurdu.

    Eskiden ben de saçımı bu kadar önemsemezdim. Her hafta farklı renge boyardım, farklı farklı kesimler yapardım ve sadece bir hafta mutlu olurdum, çünkü uzun ve doğal rengini özlemeye başlardım. Şimdi saçıma zaman ayırarak bakımını eksik etmiyorum ve saçlarımda olumsuz bir değişiklik görürsem hemen doktora gidiyorum çünkü bu aslında sağlığımda bir problem olduğu anlamına gelir.

    Bir araştırmada küçük çocuklara resim dersinde annelerinin resmini çizme görevi verildi ve tüm çocuklar annelerini uzun saçlı çizdi. Okula gelen kısa saçlı anneler bile buna şaştı. Zira çocuklar annelerini uzun saçlı görmek ister.

    Şimdi sizi fazla yormadan güzel ve parlak saçlara sahip olmak için denenmiş ve en çok yorum almış tariflerime başlıyorum. İyi ve verimli bir toprakta çok güzel çim yetişir. İnsan vücudunu toprağa benzetirsek eğer; toprak sağlıklı ise, orada her şey yetişir. Eğer vücudumuz sağlıklıysa saçımız da sağlıklı olur. Saç dökülmesinin çok nedeni var: Troitler, stress, kan ve demir eksikliği, genetik, yanlış ürün kullanma, fönle fazla kurutma ve kimyasal işlemler.

    Ciddi sorunlarınız yoksa tavsiyelerimin size de faydası olacaktır...

    Biraz havuç biraz da limon, böyle canlanır saçlar

    » Birinci adım: Aç karnına sabah bir litre suya bir limonun suyunu sıkın ve bir tatlı kaşığı tuz ilave edin ve bu suyu içmeye çalışın. Bu işlemi vücut temizliği yani detoks için yapalım. Mideniz bulanacaktır, hemen zıplamaya başlayın ki su bağırsağa insin. Beş dakika sonra bu bulantı geçer. Karaciğer daha güzel çalışmaya başlar. Deriniz canlanır ve saç dökülmesi engellenir.

    » İkinci adım: Detoks sonrası yağsız pişmiş pirinç yoğurtla midenizi rahatlatır ve sonra ısırgan çayı tüketebilirsiniz. Bu işlem ayda bir defa çok faydalı olmaktadır.

    » Üçüncü adım: Bir litre gül suyuna bir tane acı süs biber ilave edin, içine bir kereviz doğrayıp atın, iki yemek kaşığı bal ilave edin ve bir hafta karanlık yerde bekletin. Haftada iki defa 40 dakika saç diplerine sürün. Bitkisel şampuanınızla yıkayın. Bu işlemi 20 defa yapmanız yeterlidir.

    » Dördüncü adım: 200 gr. ceviz içi kıyılmış, 200 gr. kayısı kurusu kıyılmış, 200 gr. karabuğday çiğ haliyle öğütülmüş 400 gr bala karıştırın, hemen tüketebilirsiniz. Günde iki defa bir yemek kaşığı yeterli olur.

    » Beşinci adım: Betakeratin saç sağlığında önde gelen maddedir. Saça parlaklık verir. 1 bardak havuç suyuna 1 çay kaşığı mısır yağı ilave edin ve haftada 3 defa tüketin.

    » Altıncı adım:
    Dört limonun kabuğunu soyun, suyunu 100 gr. Ayçiçeği yağına koyun ve ocakta ısıtın. İyice sıcak olduktan sonra kabukları da ilave edin; ocakta 5 dakika kahve gibi fokurdasın. Bu arada içine biberiye ve kekik dallarından birkaç tane ilave edebilirsiniz. 24 saat kalsın ve süzün. Haftada bir iki defa saçlara banyodan önce sürün ve 40 dakika bekletin. Faydalarını ilk uygulamadan görmeye başlarsınız...

    27 Eylül 2016 Salı

    Şems Arslan İnatçı cilt lekelerini gideren maske

    By: Otçu Kız On: 23:02:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Malzemeler
    5 Adet Aspirin (veya bir dilim kavun çekirdeği ve çekirdeğin yanındaki etli yerler dahil)
    1 bardak kefir
    2 damla limon suyu
    1 çay kaşığı bal

    Uygulama
    Kan sulandırıcı(aspirin) veya kavun çekirdeğini  iyice eziyoruz. Kefir ve ısı vermesi için balı ve limonu ekliyoruz. Bu maske lekenin olduğu alanda yarım saat bekleyip kuruduktan sonra elinizle bölgeye masaj yaparak yediriyorsunuz. Bir ay boyunca her gün uyguluyoruz. Bu maske adeta lekeleri kazıyor. Bu karışım bir hafta 10 gün buzdolabında bekletilebilir. Ayrıca bu maske krem durulanmıyor. Duralanmıyor diye yapıpda dışarı çıkmayın bu maske evde uygulanır. Tüm cilt maskeleri güneş ile temas etmemelidir akşam yapmamız gerekiyor.



    Kullanım Alanları
    Yanlış Ürün Sonrası Lekeler
    Doğum Lekeleri
    Güneş Yanıkları
    Kırışıklık
    Kaşıntı
    Peeling Sonrası Lekeler
    Yaşlılık Lekeleri
    Cilt Kabarmaları
    Göz Altı Kabarmaları
    Çillerin Fazlalaşması

    17 Eylül 2016 Cumartesi

    İbrahim Saraçoğlu Basur-hemoroid için dereotu kürü

    By: Otçu Kız On: 21:19:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Troid hastalarına ve zayıflamak isteyenlere İbrahim Saraçoğlunun tavsiyesi dereotu kürü. İbrahim Saraçoğlu, “Ben bunu bulduğumda heyecanımdan günlerce uyku uyuyamadım” dedi..

    TROİD İÇİN DEREOTU :  Tiroidin hızlı ya da az çalışması durumunda dereotu çok etkilidir. 3 ay boyunca bir yemek kaşığı dereotu sabah, öğle ve akşam öğünlerinden 15 dakika önce tüketilecek. Bu konuda 5 ay sonra ilaçlarını bırakan hastaların sayısı gün geçtikçe artıyor.

    ZAYIFLAMAK İÇİN DEREOTU : Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz. Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir. Açlık duygusuna fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz. İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz. Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektir.



    Troid için ceviz kürü
    Troidin en büyük ilacı cevizdir. 25 tane cevizi kırdıktan sonra kabukları ve perdeleri ile birlikte bir litre suyun içinde 5 gün bekletin. Elde ettiğiniz sudan sabah akşam birer fincan için, cevizleri de yiyin. Ayrıca ceviz yağını dışarıdan boğazınıza sürün. Hipertiroid rahatsızlığı olan kişiler, dereotu ve tere otunu fazla aşırıya kaçmadan tüketmeli, bunun yanında bol miktarda maydanoz ve roka da yemelidir.


    Prof Dr İbrahim Saraçoğlu Basur-hemoroid için dereotu kürü

    İbrahim Saraçoğlu  "Hemeroid şikâyetleriniz sık sık tekrar ediyor ise, sofranızda öğünlerin öncesinde dereotu tüketimine önem veriniz. Yılda birkaç kez birer haftalık uygulayacağınız dereotu kürü, hemeroid şikâyetlerinizin tekrarına karşı iyi bir önleyici güç oluşturacaktır." diyor.

    Dereotu kürü basurun giderilmesi için mükemmel bir çözüm getirmektedir. İbrahim Saraçoğlu basur-hemoroid için dereotu kürü Sabah, öğle ve akşam yemeklerinden 15 dakika önce aç karnına, 1 yemek kaşığı dolusu taze yeşil dereotunu bir kaç kez çiğnedikten sonra 2-3 yudum su ile yutun. Basura karşı mükemmel bir çözüm getirmektedir. Bir ay boyunca uygulanmalıdır

     Hemeroid şikâyetleriniz sık sık tekrar ediyor ise, sofranızda öğünlerin öncesinde dereotu tüketimine önem veriniz. Yılda birkaç kez birer haftalık uygulayacağınız dereotu kürü, hemeroid şikâyetlerinizin tekrarına karşı iyi bir önleyici güç oluşturacaktır.

    14 Eylül 2016 Çarşamba

    Ayak ve tırnak mantarı, topuk dikeni ne doğal ayak banyosu

    By: Otçu Kız On: 01:45:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • AYAK MANTARI, TOPUK DİKENİ , TIRNAK MANTARI, ÖDEM VE EKZEMA ’yı ÖNLEYEN DOĞAL TARİF:
    .
    2 yemek kaşığı - RENDELENMİŞ KÜKÜRTLÜ-KATRANLI SABUN ( SATIŞIMIZDA)
    2 yemek kaşığı - SARI KİL ( SATIŞIMIZDA)
    1 yemek kaşığı - HİMALAYA TUZU ( SATIŞIMIZDA)
    1 çay kaşığı - KURU HARDAL
    3 litre - SICAK SU

    UYGULAMA:

    MALZEMELERİ SICAK SUDA KARIŞTIRIN.
    HER AKŞAM 20 DK AYAKLARINIZI SUDA BEKLETİN.
    HAFTADA 3 - 4 DEFA, 2 AY BOYUNCA KULLANINIZ.



    23 Ağustos 2016 Salı

    Sigaraya karşı üzüm Lahana, hindiba...

    By: Otçu Kız On: 18:53:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • Sigara bağımlığı birçok kişinin kurtulmak istediği ama kurtulamadığı bir dert. Sigara bantları, nikotin sakızları, danışma hatları... Bu beladan kurtulmanın en kolay yolu nedir? Ya da en sancısız olanı? Bize doğa gerek doğa! Lahana, üzüm, hindiba, kedi otu... Sigarayla mücadelede derman yine doğal yollarda...

    Balık her zaman akıntıya karşı yüzer ve kim ne derse desin bu en doğrusudur... Elbette balık bunu hayatını zorlaştırmak için yapmaz, balığın bunu yapma sebebi su akıntısının ona hem bol oksijen sağlaması hem de daha fazla yiyecek bulmasıdır.

    Bizim balıktan farkımız, akıntı nereye biz de oraya, akıntıya kapılıp hayatımızı zorlaştırmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Konforlu evlerimizden çıkmadan, hayatın zorluklarına fazla katlanmadan, her şeyi hazır olarak bulmak istiyoruz. Ve sonra yaşlandıkça “Eyvah, keşke genç olsaydık da önümüze çıkan bazı zorluklara dayansaydık” diyoruz.

    Hayatta bazı fırsatları kaçırmamak için zorluklara karşı durmak şarttır. Uzun bir ömür ve sağlıklı kalmak için daima vücuttaki enerjiyi zirvede tutmak gerek. Gün boyunca bunu korumak için sağlığımıza dikkat etmeli ve kendinize her gün birkaç saat ayırmalıyız.

    Bu yaz tatil için gittiğim küçük kasabada ilgimi çeken bir şey oldu. Hatta hayrete düştüm. Çünkü büyükten küçüğe birçok insanın elinde sigara vardı. Sigara nasıl bir zevk doğrusu bilmiyorum. Hele ki küçük çocukların yanında içmek nasıl bir davranış hiç mi hiç aklım almıyor.

    Sigara çocuklarda kalıcı hasarlar bırakır
    Tüm bunları görmüşken bir de hamile bir kadının sigara içmesine şahit olunca dayanamadım ve kadına sigaranın zararlarını anlatmayı kendime borç bildim.

    Sigara içen hamile kadınların çocuklarında erken doğum tehdidi, su kesesinin erken açılması, gebelikte kanama riski, sütteki c vitaminin azalması, bebeğin iç organlarının zarar görmesi (kalp, beyin, karaciğer, ellerinde fazla parmaklar ve daha da fazlası...) gibi sıkıntılar sıkça yaşanıyor.

    Sevgili anne adayları karnınızdaki o bebeğin hâlâ karaciğeri oluşmuş değil, o yüzden toksinleri atamaz. Nikotin ve sigarada bulunan daha da tehlikeli madderadioaktif poloniy- çok daha kötü hastalıklara neden olabilir. Eğer ki çiftler karar verip çocuk sahibi olmak istiyorsa, öncelikle iki taraf da bir yıl önceden sigarayı tamamen bırakmalılar (önemli vitaminlerden a, b, c, ve e barındıran gıdalar, temiz havada spor yapmak, stresle mücadele etmek şarttır).

    Ben bunları anlatırken kadın bana şöyle dedi: “Bana yardımcı olun doğru yolu gösterin.” Öncelikle doktoru ile bu konuyu anlatıp kontrol altında almasını önerdim. Ve bazı kolay doğal tarifler verdim:

    Kedi otunu unutmayın
    Lahana çok fazla c vitamini barındığı için sigara içenlerin olmazsa olmazlardandır. Eğer ki sigarayı bırakırken stresli oluyorsanız, kedi otu bitkisini unutmayın. Çok rahatlatır ve doğru dozajda alırsınız çok faydalı olabilir. Her gün 1 yemek kaşığı bal yutarak karaciğerinizi toksinlerden arındırablirsiniz. Eğer ki sigara sendromu başlıyorsa bir dilim peynir beyni kandırabilir. Ağzı karbonatlı suyla günde 2 defa çalkalamak, sigara kokusunu yok eder. Ayrıca akupunktur uzmanından da destek alabilirsiniz.


    Antinikotin çayı
    1 çay kaşığı siyah çayı, 2 bardak sıcak suda demleyin, içine yarım çay kaşığı Hindiba bitkisi kurusu katın, 1 çay kaşığı ısırgan yaprakları ve 1 çay kaşığı nar çiçeği. Hepsini demleyin. 1 saat bekletin ve süzün. Çay niyetine içine bal ve limon kabukları katarak tüketin. Hindiba bitkisi, safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında mucizeler yaratır. Kronik karaciğer iltihaplanmalarına karşı tedavi edici özelliği vardır. Şeker hastalığına da iyi gelmektedir. Bunun yanısıra deri kaşıntıları ve sivilcelere karşı da şaşırtıcı derecede etkilidir


    SİGARADAN KOYULAŞMIŞ CİLTLER İÇİN CANLANDIRICI MASKE
    1 yumurta akına yarım çay kaşığı Karbonat ve yarım çay kaşığı Mayonez ile karıştırın ve 5 dakika cildinizde bekletin ve daha sonra buzlu suyla yıkayın. 20 gün boyunca her gün 2 defa, sonra haftada 3 defa yapın. Güzelliğinizi geri getirin...


    Solunum yolları için kolay tarif
    100 gram taze üzümü tencere koyun ve üstüne 200 ml. Su ilave edin. 10 dakika kaynatın ve süzün, gün boyunca tüketin. Bu tarif üst solunum yollarını deterjan gibi temizler...


    Antinikotinli sebze suyu
    Yarım çay bardağı lahana suyunun içine yarım çay bardağı nar suyu karıştırıp günde bir defa aç karnına tüketin. Sigaraya karşı tiksinti uyandıran bu karışım iç organlarınızı ve cildinizi korur.


    Sakinleştiren banyolar
    Hamile kadınlar kokulara karşı çok hassas olurlar. Doktorların tavsiye ettiği bitkiler şunlardır: Papatya, rezene, ıhlamur, meyan kökü. Bu bitkileri küvete ilave ederek cildinizi de ruhunuzu da rahatlatabilirsiniz... Umarım az da olsa sigarayı hayatınızdan atmanıza katkım olur. Ayrıca tüm tarifleri doktorunuza danışın. Sağlık, vücutları sağlam olanların başına konmuş bir taçtır, onu yalnız hastaların gözü görür. Şu iki önemli şeyin değerini bilin: Sağlık ve boş vakit.




    31 Temmuz 2016 Pazar

    Şems Arslan Doğal Saç Boyası

    By: Otçu Kız On: 18:26:00
  • Yazıyı Paylaşın


  • Doğal Saç Boyası için gerekli malzemeler:
    1 çay bardağı türk kahvesi
    1 çay bardağı siyah çay
    1 çay bardağı kuru maya
    1 çay bardağı kleopatra çayı
    1 çay kaşığı tuz
    3 su bardağı su
    1 çay kaşığı zeytinyağı
    2 su bardağı kına

    Zeytinyağı ve kına hariç Malzemeleri Cezveye koyup kısık ateşte fokurduyana kadar(Kahve gibi) kaynatıyoruz. Bir bez yardımı ile süzüyoruz. Süzülen karışıma 1 Çay kaşığı zeytin yağı ve kınayı koyuroruz.Karıştırıp uygulamaya geçiyoruz.

    Haftada 1 kez  2 ay boyunca uygulanır. Daha sonra 15 günde bir uygulanır.  Dut bekmezini yanınızdan eksik etmeyiniz.



    Arama sonucu:   Şifalı bitkiler
    Sparkline 5489802 En Çok Okunanlar İbrahim Saraçoğlu Aslanpençesi Kürü, Aslan Pençesi Kullanımı Aslanpençesi kürü, Meme, rahim, lenfbezi ve prostat kanserlerine karşı önleyici ve koruyucu, başlangıç safhasında tedavi edici, ileri safhal... Yoğurt Çiçeği bitkisi hakkında YOĞURT ÇİÇEĞİ (Anthemis altissima L. ) Çiçekler 12 - 15 mm çapında hemen hemen yalnız dil biçimindeki çiçeklerden oluşmuş, beyaz renkli,... Bir çok hastalığın şifası Meşe Palamudu (Pelit) Meşe palamudu, bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor ve bilinen herhangi bir yan etkisi yok. Kalın gövdeli uzun ömürlü bir ağaç. M... DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN EBEGÜMECİNİN FAYDALARI Seda Sayanın Programında konuşan İbrahim Saraçoğlu Şifalı bitkilerin yabana atılmayacak güçte olduğunu ve mutlaka değerlendirilmesi gerek... Ahmet Maranki öksürük kesici bitkisel tedavi Ahmet Maranki öksürük kesici bitkisel tedavi Ahmet Maranki katıldığı bir yayında "Uzun süren öksürükler bir hastalık olmayıp, çeşi... İbrahim Saraçoğlu Tiroid Tedavisi için Dereotu Kürü İbrahim Saraçoğlu Tiroid Tedavisi Tiroid rahatsızlıkları olanlar için Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bazı tavsiyelerde bulunuyor. Tir... İbrahim Saraçoğlu Havuç suyunu faydaları Değerli okuyucu, bugün sizlere havuçtan bahsetmek istiyorum. Havuca ayrıcalık kazandıran birkaç özelliğini hemen belirteyim; Unutkanlığın... Ahmet Maranki Saç dökülmesine bitkisel çözüm bitkisel saç bakımı Ahmet Maranki Saç dökülmesine bitkisel çözüm bitkisel saç bakımı Ahmet Maranki Saç dökülmesine bitkisel tedavi Prof. Dr. Ahmet Mara... İbrahim Saraçoğlu Mide ülserine karşı tedavi edici kür Mide ülserine karşı tedavi edici kür Haftada 3 kez bir porsiyon çok az suda az haşlanmış karnabahar yemeyi rahatsızlık ortadan kalkana... Demirdikeni bitkisi ve faydaları Demirdikeni (Tribulus terrestris); tek yıllık, çiçekli bir bitkidir. Dünyanın birçok yerinde doğal olarak yetişir. Genellikle bahçeler... Başlıklar ağız kokusu Ahmet Maranki Kürleri Akciğer Hastalıkları Alerji Anarhan Nadirova Ayhan Ercan Balık Yemekleri Tarifleri basen bölgesindeki yağların yakılması Besinlerin faydaları Beslenme Beyin ve Sinir Hastalıkları Bitki Çayları Bitki Yağları Bitkisel Tedavi Biyokimyasal Testler boğaz ağrısı Boşaltım Sistemi Hastalıkları Bölgesel Zayıflama Canan Efendigil Karatay Cilt Bakım Cilt Bakımı Cilt Hastalıkları cilt kırışıklıkları cilt lekeleri Cinsel Sağlık Deb Soule Diş Beyazlatma Diş ve Diş Eti Hastalıkları Diyabet (Şeker Hastalığı) Diyet Listesi Diyet Önerileri Diyet Zayıflama(Kilo Verme) Dr. Yasemin Bradley Ebru Şallı egzama Egzersiz Spor El Ayak Bakımı El Ayak mantarı Elif Güveloğlu Elmira İnal Emzirme Dönemi Ender Saraç Endokrin Hastalıklar Enfeksiyon Hastalıkları Erkan Topuz Featured Feridun Kunak Gebelik(Hamilelik) Dönemi Göbek Eritme Göz Hastalıkları güneş lekeleri Gürkan Kubilay Güzellik Güzellik maskeleri Halit DAŞIRAN Hematolojik Testler Herbalistler Hollywood diyeti Hüseyin Ermiş Işık Kırgız İbrahim Saraçoğlu Kadın Hastalıkları Kadın Sağlığı Kalp ve Damar Hastalıkları Kanser Tedavisi Karaciğer Hastalıkları Karın bölgesindeki yağların yakılması Kathi Keville Kemoterapi kırışık azaltıcı Kısırlık Tedavisi Kilo Almak Kireçlenme Kozmetikler Kozmetikler Sözlüğü Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Mahmut Nedim KAŞGÖZ Mehmet Öz Metobolizmayı hızlandırıcı Murat Topoğlu Ömer Coşkun Ömer Osman Korkmaz öskürük Pervin Bulgak Prof. Dr. Ayşen Karaduman Prof. Dr. Turhan BAYTOP Psikiyatrik(Ruhsal) Hastalıklar Psikiyatrik(Ruhsal) Hastalıklar. Romatizma Romatolojik Hastalıklar Saç Bakımı Saç Dökülmesi Saç Maskeleri Sağlıklı Yaşam Selülit Sigarayı Bırakma Sindirim Sistemi Hastalıkları sinüzit siyah noktalar Soğuk algınlığı Solunum Sistemi Hastalıkları Suna Dumankaya Süt ve Süt Ürünleri Şems Arslan Şevki Güngör Şifalı Besinler Şifalı Bitkiler Şifalı Taşlar Taylan Kümeli Tırnak Bakımı Toplum Sağlığı Uyku Bozuklukları varislerden kurtulmak Vitamin ve Mineraler Vücut Bakımı vücut çatlakları vücut sıkılaştırma Yüz Bakımı Zindelik Şems Arslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster Kaçıranlara Tv' yayınlanan için arama sonucu

    Şems Arslan Saçları güçlendiren dökülmeyi durduran saç maskesi

    By: Otçu Kız On: 18:07:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Şems Arslan TV'de Saçları güçlendiren dökülmeyi durduran maske tarifi verdi.

    Tarif:
    5 Yemek Kaşığı Yoğurt
    1 Adet Yumurta Sarısı
    1 Tatlı Kaş. Zencefil Tozu
    1 Çay Kaşığı Tuz
    1 Tatlı Kaşığı Zeytin Yağı

    Hazırlanışı:
    Hepsini Karıştırıp saç diplerine sonra uzunlarına sürün 3 Saat kalısın ve doğal
    şampuan ile yıkayın.

    Haftada 1 defa yapmanı yeterli. Ayrıca siyah üzüm suyu her gün 1 çay bardağı tüketin, dut pekmezi yemeyi hiç ihmal etmeyin. Bol bol yulaf ezmesi ve ceviz yiyin. Saç dökülmesini giderecektir. Çok fayda görürsünüz.


    Arama sonucu:   Şifalı bitkiler
    Sparkline 5489802 En Çok Okunanlar İbrahim Saraçoğlu Aslanpençesi Kürü, Aslan Pençesi Kullanımı Aslanpençesi kürü, Meme, rahim, lenfbezi ve prostat kanserlerine karşı önleyici ve koruyucu, başlangıç safhasında tedavi edici, ileri safhal... Yoğurt Çiçeği bitkisi hakkında YOĞURT ÇİÇEĞİ (Anthemis altissima L. ) Çiçekler 12 - 15 mm çapında hemen hemen yalnız dil biçimindeki çiçeklerden oluşmuş, beyaz renkli,... Bir çok hastalığın şifası Meşe Palamudu (Pelit) Meşe palamudu, bir çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor ve bilinen herhangi bir yan etkisi yok. Kalın gövdeli uzun ömürlü bir ağaç. M... DR İBRAHİM SARAÇOĞLUNDAN EBEGÜMECİNİN FAYDALARI Seda Sayanın Programında konuşan İbrahim Saraçoğlu Şifalı bitkilerin yabana atılmayacak güçte olduğunu ve mutlaka değerlendirilmesi gerek... Ahmet Maranki öksürük kesici bitkisel tedavi Ahmet Maranki öksürük kesici bitkisel tedavi Ahmet Maranki katıldığı bir yayında "Uzun süren öksürükler bir hastalık olmayıp, çeşi... İbrahim Saraçoğlu Tiroid Tedavisi için Dereotu Kürü İbrahim Saraçoğlu Tiroid Tedavisi Tiroid rahatsızlıkları olanlar için Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bazı tavsiyelerde bulunuyor. Tir... İbrahim Saraçoğlu Havuç suyunu faydaları Değerli okuyucu, bugün sizlere havuçtan bahsetmek istiyorum. Havuca ayrıcalık kazandıran birkaç özelliğini hemen belirteyim; Unutkanlığın... Ahmet Maranki Saç dökülmesine bitkisel çözüm bitkisel saç bakımı Ahmet Maranki Saç dökülmesine bitkisel çözüm bitkisel saç bakımı Ahmet Maranki Saç dökülmesine bitkisel tedavi Prof. Dr. Ahmet Mara... İbrahim Saraçoğlu Mide ülserine karşı tedavi edici kür Mide ülserine karşı tedavi edici kür Haftada 3 kez bir porsiyon çok az suda az haşlanmış karnabahar yemeyi rahatsızlık ortadan kalkana... Demirdikeni bitkisi ve faydaları Demirdikeni (Tribulus terrestris); tek yıllık, çiçekli bir bitkidir. Dünyanın birçok yerinde doğal olarak yetişir. Genellikle bahçeler... Başlıklar ağız kokusu Ahmet Maranki Kürleri Akciğer Hastalıkları Alerji Anarhan Nadirova Ayhan Ercan Balık Yemekleri Tarifleri basen bölgesindeki yağların yakılması Besinlerin faydaları Beslenme Beyin ve Sinir Hastalıkları Bitki Çayları Bitki Yağları Bitkisel Tedavi Biyokimyasal Testler boğaz ağrısı Boşaltım Sistemi Hastalıkları Bölgesel Zayıflama Canan Efendigil Karatay Cilt Bakım Cilt Bakımı Cilt Hastalıkları cilt kırışıklıkları cilt lekeleri Cinsel Sağlık Deb Soule Diş Beyazlatma Diş ve Diş Eti Hastalıkları Diyabet (Şeker Hastalığı) Diyet Listesi Diyet Önerileri Diyet Zayıflama(Kilo Verme) Dr. Yasemin Bradley Ebru Şallı egzama Egzersiz Spor El Ayak Bakımı El Ayak mantarı Elif Güveloğlu Elmira İnal Emzirme Dönemi Ender Saraç Endokrin Hastalıklar Enfeksiyon Hastalıkları Erkan Topuz Featured Feridun Kunak Gebelik(Hamilelik) Dönemi Göbek Eritme Göz Hastalıkları güneş lekeleri Gürkan Kubilay Güzellik Güzellik maskeleri Halit DAŞIRAN Hematolojik Testler Herbalistler Hollywood diyeti Hüseyin Ermiş Işık Kırgız İbrahim Saraçoğlu Kadın Hastalıkları Kadın Sağlığı Kalp ve Damar Hastalıkları Kanser Tedavisi Karaciğer Hastalıkları Karın bölgesindeki yağların yakılması Kathi Keville Kemoterapi kırışık azaltıcı Kısırlık Tedavisi Kilo Almak Kireçlenme Kozmetikler Kozmetikler Sözlüğü Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Mahmut Nedim KAŞGÖZ Mehmet Öz Metobolizmayı hızlandırıcı Murat Topoğlu Ömer Coşkun Ömer Osman Korkmaz öskürük Pervin Bulgak Prof. Dr. Ayşen Karaduman Prof. Dr. Turhan BAYTOP Psikiyatrik(Ruhsal) Hastalıklar Psikiyatrik(Ruhsal) Hastalıklar. Romatizma Romatolojik Hastalıklar Saç Bakımı Saç Dökülmesi Saç Maskeleri Sağlıklı Yaşam Selülit Sigarayı Bırakma Sindirim Sistemi Hastalıkları sinüzit siyah noktalar Soğuk algınlığı Solunum Sistemi Hastalıkları Suna Dumankaya Süt ve Süt Ürünleri Şems Arslan Şevki Güngör Şifalı Besinler Şifalı Bitkiler Şifalı Taşlar Taylan Kümeli Tırnak Bakımı Toplum Sağlığı Uyku Bozuklukları varislerden kurtulmak Vitamin ve Mineraler Vücut Bakımı vücut çatlakları vücut sıkılaştırma Yüz Bakımı Zindelik Şems Arslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster Kaçıranlara Tv' yayınlanan için arama sonucu

    13 Haziran 2016 Pazartesi

    Sıkı bir cildin doğal müttefikleri badem, yosun, patates..

    By: Otçu Kız On: 20:40:00
  • Yazıyı Paylaşın

  •      İnsan yaşlandıkça vücuttaki kolajen üretimi azalır. Ancak buna karşı bizim de “doğal” müttefiklerimiz vardır: Badem, yosun, patates...



    Sevgili kadınlar... Yaşımız kaç olursa olsun, sürekli “Sonsuza dek genç ve güzel kalmak istiyorum” mücadelesi içindeyiz. Bunun için ne kadar yoğun çalışırsak çalışalım kendimize zaman ayırmamız şart. Önce, basit formüllerle başlayın. Sağlıklı güzelleşmenin ne kadar keyifli olduğunu göreceksiniz.

    Kendinize bakarken öncelikle cildinizi tanımanız gerekiyor. Aynayı elinize alın ve cildinizin yapısına, rengine, kırışıklıkların oluşumuna dikkatlice bakın. Size şimdi yaşlanmanın dört ana tipinden ve çözümlerinden bahsedeceğim. Siz bunlardan kendinize uygun olanı dikkatlice uygulayın.


    1 Doku deformasyonu

    Genç bir cildin tipik özellikleri, sıkı ve yuvarlak konturlardır. Yaşlanmayla birlikte vücuttaki kolajen üretimi ve cilt altındaki yağ üretimi azalır. Yanaklar yüzün alt kısmına doğru sarkar. Buna doku deformasyonu denir. Bu sorunu cerrahi müdahelede bulunmadan doğal metodlarla hafifletmek mümkün.


    Denizden gelen güzellik...

    Yosun, bitkisel protein, C, B, A, E vitaminleri veyağ asitleri bakımından oldukça zengin olup diğer tüm besinlerden daha fazla iyot içerir. Cildin kolajen oranını artırıp cildin sarkmasını önler. Yosun aynı zamanda guatr hastalıklarına da iyi gelir.

    Bilim insanları tarafından onaylı bu güzellik ürünü, hep pahalı spa ve güzellik merkezlerini akla getirir. Ancak ben spa salonunu evinize getiriyorum.

    Malzemeler:
    -Suşi yosun yaprakları
    Yapılışı: Suşi yosun yapraklarını, sıcak suda 2 dakika bekletin. Bu arada yüzünüzü de buhara tutun. Suşi yosun yapraklarını, 10 dakika yüzünüzde beklettikten sonra soğuk suyla yıkayın.

    Ayrıca, deniz yosunu lahanasından çorbalar da yapabilirsiniz. Deniz yosununu salatalarınızdan eksik etmeyin. Size bir de yosun çorbası tarifi veriyorum

    Malzemeler:

    -Deniz lahanası
    -1 adet kırmızı soğan
    -1 adet rendelenmiş havuç
    - Küçük kırmızı ve sarı biber
    -1 diş sarımsak
    Yapılışı: Kırmızı soğanı tencerede kızartın. İçine rendelenmiş havucu, biberleri ve sarımsağı ilave edin. Üzerine 750 gram kaynar su ekledikten sonra 10 dakika haşlayın. Ardından, deniz lahanasını da ekleyin.

    5 dakika sonra çorbanız hazır.


    2 Kaslarda gevşeme

    Yaşlanma, bazı ciltlerde kaslarda gevşeme, göz altında torbalanma olarak kendini belli eder. Bu durumda estetik cerrahiye başvurmak mümkündür. Ancak estetikten korkanlar, maddi imkânları yetersiz olanlar ya da estetiğe karşı olanlar için özel formüller veriyorum.

    Badem, cilt dokusunu düzenleyici, hassas ciltler için yapılandırıcı ve tüm cilt tipleri için cildi güzelleştirici minareller ve vitaminler içerir. Bu nedenle, badem sütü, yıllar önce İspanya, Fransa ve İtalya’da kadınların güzellik iksiri olarak kullanılmış. İşte size bademli güzellik formülü

    Malzemeler
    - 1 bardak kabuklu tuzsuz badem
    - Az vanilya
    Yapılışı: Bademi akşamdan 750 gram suda bekletin. Sabah blendırda çekip süzün ve içine vanilyayı ekleyin. Bu karışım, inek sütünün içindeki laktoz maddesini içermez ve haftada iki kez uygularsanız, sizi bahar aylarında vitamin eksikliğinden de korur.


    3 Ödemli cilt yaşlanması

    Bu yaşlanma tipinde göz kapaklarında ve yanaklarda düşmelerin yanı sıra ciltte kuruluklar ve incelme görülür. Yüz mat ve yorgun görünür. Problem, cilt altında toplanan sıvı hormonlarla bağlantılı olduğundan dolayı bu tip yaşlanmaya cerrahi müdahale ve botoks yapılmaz. Ödemden kurtulmanın doğal yolu patatesle hazırlanan maskedir.

    Malzemeler
    -1 yemek kaşığı çiğ patates
    -Az miktarda süt, nişasta
    Yapılışı: Çiğ patatesi, sütle ve nişastayla krema haline gelene kadar çırpın. Bu karışımı yatmadan önce göz altlarınız dahil yüzünüze her gün uygulayın. 10 seanstan sonra cildinizdeki değişimi göreceksiniz.

    Ayrıca doktorunuza danışarak haftada iki kez maydanoz ve dere otu çayı tüketebilirsiniz.


    4 Cilt yaşlanması-kırışıklıklar

    Cildin yıpranıp kırışmasında stres, uyku eksikliği, çevre kirliliği etkili olur. Kırışmayı önlemek için, güneşten korunmak, cildi sürekli nemlendirmek ve her kozmetik ürününü kullanmamak gerekir. Bunun yanı sıra haftada iki-üç kez cilt egzersizleri uygulamanız gerekir. İşte size doğanın ürettiği hızlı çözümler:

    Malzemeler
    -Bitki sularından hazırlanan buzcuklar
    -Beyaz fasulye
    -Keten tohumu yağı
    Yapılışı: Yoğun temizlik için beyaz fasulyeyi haşlayın ve havanda ezin. Hazırladığınız posaya, keten tohumu yağını katıp, ılıkken cildinize uygulayın. 10 dakika beklettikten sonra durulayın. Son olarak buzcuklarla işi bitirin. Bu tarifi her gün uygulayabilirsiniz.

    Ve tabii ki genç kalmak için hep pozitif ve enerji dolu olun. Koşturun, çalışın, işten korkmayın ve küçük şeyleri sorun etmeyin.


    Kefirle doğal peeling

    YAŞLANDIKÇA ciltteki ölü hücreler de artar. Cilt kararır, kırışıklıklar derinleşir ve yüzümüz yaşlı görünür. Genç görünmek için öncelikle cildi ölü hücrelerden “arındırmak” yani peeling yapmak gerekir. Doğal peeling için şu maskeyi uygulayabilirsiniz.

    Malzemeler:
    -2 yemek kaşığı beyaz kına
    -1 tatlı kaşığı kaymak
    -1 tatlı kaşığı ılık kefir
    Yapılışı: Hepsini karıştırın ve cildinize uygulayıp 10 dakika bekletin. Kuruduktan sonra soğuk suyla durulayın.

    Şems Arslan (Alıntıdır)

    2 Haziran 2016 Perşembe

    İbrahim Saraçoğlu'ndan akne(sivilce) için lavanta kürü

    By: Otçu Kız On: 04:33:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • İbrahim Saraçoğlu'ndan akne(sivilce) tedavisi

    Sivilceler için Lavanta kürü

    Malzemeler
    1 tutam (5 gram) lavanta

    Uygulanış ve hazırlanışı:
    1 tutam kadar (yaklaşık 5 gram) lavantayı 1,5 bardak kaynayan su içerisine atın ve 10 dakika kısık ateşle demleyin. Fokur fokur kaynatın. Bu esnada yüzününüzü 1-2 dakika bu suyun buharına tutabilirsiniz. Bu işlemle cildiniz dezenfekte olacaktır. 10 dakika demlendikten sonra ılımasını beklemeden süzülmelidir. İçilecek olan miktar 1 su bardağıdır. Ilık olarak için.

    Bu kürün sivilceler ve ciltteki lekeri temizleme özelliği bulunmaktadır.

    Yardımcı kürler

    Elma - Soda kürü


    Malzemeler:
    Bir kahve fincanı maden suyu,
    Bir kahve fincanı doğal elma sirkesi.


    Hazırlanış ve Uygulanışı: Sivilceler için Bir kahve fincanı maden suyu ile bir kahve fincanı doğal elma sirkesini (Asetik asit içermeyen ) karıştırdıktan sonra günde iki kez sivilcelerinizin üstüne sürüp üstüne kulak temizleme çubuğunun ucundaki pamuk ile bastırarak sürüp etki etmesi için en az yarım saat bekleyin. Sonra cildinizi ılık su ile yıkayın. Elma sirkesi akneye yol açan mikropları öldürür.

    Maydanoz Limon Kürü

    Sivilceleri gidermek için karaciğer sağlıklı çalışmasını sağlamak gerekir. Bunun için maydanoz-limon kürünü uygulayabilirsiniz.

    Maydanoz - limon Kürü

     15-16 tane maydonoza 2 yemek kaşığı taze limon suyu ve yarım bardak da su ilave edildikten sonra blenderdan geçirilir. Sabah aç karnına kahvaltıdan 15-20 dakika önce içilir. Bu karışımın özelliği gençleştirici bir etkiside olmasıdır. Vücuttan toksin attırır ve karaciğer yağlanmasına karşı da mükemmel bir çözümdür. 15 gün boyunca her sabah içmek gerekir. Ayrıca 2. günden itibaren sabahları kalktığınızda daha dinç ve daha zinde kalkacaksınız. Yorgunluğu daha az hissedeceksiniz.


    31 Mayıs 2016 Salı

    Kavunun faydaları, Kavunla bitkisel rahatlatıcı formuller

    By: Otçu Kız On: 20:42:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Kavun deyip geçmeyin. Araplara göre cennetten bir melek getirmiş kavunu. Firavun kavuna dava açmış. Peki kavunun faydaları neler?

    Arap ülkelerindeki inanışa göre, cennetin bahçesinde yetişmekte olan kavunu yeryüzüne bir melek getirmiş. Tanrı ise buna çok sinirlenmiş ve meleği cennetten kovmuş. Asya ülkelerindeki inanışa göre ise: Kavun saçları parlatır, gözlere iyi gelir, erkekleri tatlı dilli, kadınları pembe yanaklı yaparmış.

    Doktorları dinleyecek olursak, kavun insan sağlığı için faydalı bir meyve. Kavun iltihabı azaltır, böbrekleri temizler, idrar yollarındaki taşları döker. Kavunu devamlı tüketenlerin cildi gergin ve pürüzsüz olur. Ve en önemlisi de liken hastalığına ve vitiligo’ya faydaları saymakla bitmez. Araplar eskiden bu yana iltihaplı yaralar için kavun çekirdeğinden özel macun hazırlarlar. Rusya’daki bitki uzmanları ise kavunu, tüberküloz, romatizma, kemik çıkıntılarında, parazit dökmelerinde, bağırsak temizlemesinde kullanıyorlardı.

    KAVUNUN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMEZ

    » Kan azlığında faydalıdır.

    » Osteoporoz, kalp damarlarında faydalıdır çünkü içeriğinde bulunan kremniy elementi damarların elastiyetini sağlamaktadır.

    » Karaciğere faydalıdır.

    » Hamile ve menopoza giren kadınların meyvesidir. İçerisinde bulunan b9 vitamini hafızayı güçlendirerek depresyondan uzak tutar.

    » Güneş aküsü gibi olan kavun, ameliyat sonrası sağlığımıza çabuk kavuşmamız için de bir aküdür.

    » Kavun içeriğinde bulunan beta- karotin, özellikle sık güneşlenen kadınların cildini güzelleştirir ve bronzlaştırır.

    » Serotonin- mutluluk hormonu içeren kavun, gün boyunca enerji depolamanızı, geceleri de rahat uyumanızı sağlar

    FAYDALARI KADAR ZARARLARI DA VAR

    Bu kadar faydası olan kavunun tabii ki zararları da var. Eski zamanlardan bu yana söylenen bir rivayete göre kavun mahkemelik bile olmuş. Fransa Kralı, kavuna dava açmış. Nedeni ise midesinin bozuluyor ve çok acı çekiyor olmasıymış. Dava görüldükten sonra kavun beraat etmiş, çünkü kral onu yanlış tüketmekteymiş.

    Etli ve yağlı yemeklerden sonra kavunu eğer direkt olarak tüketirsiniz mideyi ekşitir; ağrı ve sancı verir.

    Yemekten önce tüketilmesi gereken kavunu, başka meyvelerle beraber tüketmeyin, çünkü diğer meyvelerin asitleri kavunla biraraya gelemez. Ayrıca hazmı zorlaştırır. Kavundan sonra soğuk su içmeyin, kefir, yoğurt, süt, alkol tüketmeyin. Emziren kadınlar da dikkatli olmalı. Çünkü kavun, anne sütü ile çocuğun midesini bozarak, çocuğa rahatsızlık verir.

    Hipokrat diyor ki: İnsanın tek bir eczanesi vardır o da doğadır.

    Sağlıklı günler diliyorum...

    BUHARALI HEKİM İBN-İ SİNA’DAN

    Kavun çekirdeğini ezin ve üstüne temiz soğuk su ilave edin, iyice karıştırın ve yarım bardak yemekten önce tüketin. Bu karışımı haftada üç defa yapmanız yeterli. Bu sıvı yağları parçalar ve zayıflamaya yardımcı olur.

    » KAVUN BALI TARİFİ

    Kavundan bal yapacağız. Kavunu iyice yıkayın, kesin ve içinden posasını çıkarın, blendır’la kıyıp sonra da iyice süzün. Sonra tencereye koyup çok az ateşte pişirin. Altı yanmayacak şekilde. Kavanozlara dökün ve yıl boyunca reçel veya bal niyetine tüketin. Tüm kış sizi soğuk algınlıklarından korur, varisleri azaltır ve soğuk kış aylarında enerji verir.

    » KAVUN BANYOSU

    Kavun banyolarını da özellikle alerjik ciltlere tavsiye ediyorum. Tarifi ise çok basit; küvete bir dilim kavun koyun veya iki bardak kavun posası ilave edin. Daha sonra suda 15 dakika kadar kalın. 8-10 seans sonra alerjiyi azaltarak cildi kızarıklardan ve kaşıntıdan arındırır.

    » KAVUNLA LEKELERE SON

    Vitiligo hastaları için ise şu tarifi öneriyorum: Kavun kabukları ile günde iki defa 15-20 dakika beyaz lekelere masaj yapın. Sonuç sizi şaşırtacaktır. Ayrıca bu işlem lekelerin ve çillerin rengini de açmakta. Ayrıca yarattığı botoks etkisi de uzun süre sizi mutlu edecektir.