Diş ve Diş Eti Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diş ve Diş Eti Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2016 Cumartesi

Diş Beyazlatma İster 1 saate, ister 3-6 günde Doğal Bembeyaz Dişler-Opalescence

By: Otçu Kız On: 21:17:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Yıllardır insanların dişleri konusundaki en büyük zaafları onların beyazlığı olmuştur. Araştırmacılar insanların %7'sinin sadece dişleri gözükmesin diye gülmekten kaçındığını ortaya koymuştur. Bu amaç için karbonatla başlayan macera, porselenlere, diş minesine çok zarar veren törpüleme işlemlerine kadar uzanmıştır. Öyleki kalıcı ve dişe zarar vermeyen bir beyazlatma yöntemi arayışı hiç bitmedi. Bu arayış içersinde en büyük adım Opalescence'ın yaratılması ile atıldı. Yıllardır uygulanan bu yöntemin digerlerinden en büyük farkı, diş minesine zarar vermeden, en kalıcı şekilde dişleri sağlıklı doğal beyazlığına kavuşturabilmesi. Hemde bunu hastaya zahmet vermeden, ister muayenehanede 1 saatte, ister evde uyurken uygulayarak ortalama 3-6 gün gibi kısa bir süre içersinde yapabilmesi.Opalescence, içinde bulundurduğu % 20 oranında su sayesinde diş minelerinin susuz kalmamasını sağlayarak, çatlamaların önüne geçer. Alınan sıvı ve yiyeceklerin dişteki boşluklar arasında kalması, dişte renk değişimine neden olduğundan diştemizliği beyazlatmadan sonra korunması ve diş renkleşmesine sebeb olan diet alışkanlıklarının hekim tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Böylece oluşan beyazlık kalıcı olur. Opalescence sadece diş renginden memnun olmayan kişilerde değil, ilaç kullanımı sonucu oluşan tetrasikilin renkleşmelerinin dört tipinin üçünde ve florosis vakalarında da etkili oluyor. Ancak bu durumda tedavi süresi evde tedavi edilen tipinde 14 güne uzuyor.

    Bu yazımızda Opalescence ile diş beyazlatma yönteminde yanıt arayacağımız sorular

        Tedavi Nasıl Yapılıyor?
        Hiçbir rahatsızlığım yok.Ancak dişlerimin daha beyaz olmasını istiyorum. Mümkün mü?
        Opalescence'in evde uyurken kullanılan tipi nasıl uygulanıyor?
        Muayenehanede uygulanan şekli ile evde uygulanan arasında ne fark var?
        Kendim uygulayabilir miyim?
        Kanal tedavisi görmüş dişlere etkili mi?
        Dişlerim küçükken tetrasiklin tedavisinden dolayı sarı ? Tedaviden nasıl bir sonuç alırım?
        Benzeri diş beyazlatıcılardan farkı nedir?
        Opalescence’in yan etkisi olarak hassasiyet var mı?
        Hamileyim, bir sakıncası var mı?
        Dişlerimde bir hassasiyet var. Tedavi olabilir miyim?
        Dolgulara ve protezlere bir tesiri var mı?
        Daha önce dişlerinde dolgu, protez ya da kanal tedavisi olanlar içinde bu yöntem geçerli olabiliyor mu?
        Başka bir beyazlatıcı ile dişlerimi beyazlattım ancak renk geri döndü. Opalescence uygulanması nasıl olacak?
        Renk geri döner mi?
        Yan Etkileri Var mı?
        Opalescence ne tür renkleşmelerde kullanılır ?
        Tedavi süresi kaç gündür ?
        Kaç ton renk açılması olur ?
        Beyazlatmanın kalıcılığı hakkında ne söylenebilir ?
        Beyazlatma uygulanan dişlerde dişin özünde patolojik değişimler görülür mü ?
        Kalıcılığı hangi faktörler etkiler ?
        Anhidröz ne demektir ?
        Opalescence’in diğer bleaching materyallerinden neden farklıdır ?
        Opalescence niçin anhidröz değildir ?
        Opalescence nasıl uygulanır ?
        Daha önce anhidröz ve geri dönüşümlü bir bleaching ajanı kullanılmış ise ne yapılabilir ?
        Uygulama kaşığının yapımı niçin önemlidir ?
        Opalescence mutlaka tüm ağıza mı uygulanır ?
        Opalescence uygulanacak dişlerinizde çürük var ise hekimin davranışı nasıl olmalıdır ?
        Opalescence sigara vb. renkleşmelerine etkili midir ?
        Tek şırıngalık dozlar niçin önemlidir?
        Ağızda eski dolgular var ise ne yapılmalıdır ?
        Ağızdaki diğer restorasyonlar açısından durum nedir ?
        Opalescence’in gece uygulanmasından beklenen fayda nedir ?
        Opalescence’in raf ömrü nasıl korunur ?
        Evde beyazlatma ajanı olan Opalescence, ofiste beyazlatma ajanı olan Opalescence Xtra ile kombine kullanılabilir mi?
        Dişler daha önce başka anhidröz beyazlatıcılarla beyazlatılıp renk geri dönmüşse ve tekrar Opalescence ile beyazlatma yapılmak isteniyorsa ne yapılabilir?
        Opalescence ile yapılan Türk Araştırmaları var mı?

    Tedavi Nasıl Yapılıyor?

    Tedavi, normal dişlerde ister dişhekimi muayyenehanesinde ortalama 1 saatte, ister evde uyurken uygulayarak 3-6 günde, dişhekimlerinin hazırladığı bir vinil kılıfın ağızdaki dişlere takılarak tatbik edilmesi şeklinde işliyor. Bu kılıfların dişhekimleri kontrolünde hazırlanmasıdan sonra, işlemleri hasta kendi başına, sosyal hayatını etkilemeden yapabiliyor. Opalescence jel, kişiye özel hazırlanan vinil kılıfın içine sıkılarak kullanılıyor. Uygulamadan önce dişlerini fırçaladıktan sonra içine jel sıkılmış olan vinil kılıf ağızına yerleştiriyor. 2-6 saat süre ile ağızda kalan ilaç etkisini bu süre içersinde kaybetmiyor. Kılıftan çıkan jel, bir fırça yardımı ile temizleniyor. Ortalama 3-6 günün sonunda dişlerde kalıcı bir beyazlık sağlanır.

    Opalescence uygulamasında en önemli nokta, uygulamanın dişhekimi kontrolü altında yapılması. Uygulamaya başlamadan önce dişhekimi muayenesi ile genel ağız sağlığı kontrol edilmelidir. Ağızda hiçbir problem yoksa, dişleri beyazlatmak kolay bir işlem.

    Hiçbir rahatsızlığım yok. Ancak dişlerimin daha beyaz olmasını istiyorum. Mümkün mü?


    Evet mümkün...

    Opalescence'in evde uyurken kullanılan tipi nasıl uygulanıyor?

    Opalescence jel kişiye özel hazırlanan vinil bir kılıf içerisine sıkılarak kullanılır. Uygulayacak kişi gece yatmadan önce dişlerini fırçaladıktan sonra vinil kılıfı ağzına yerleştirerek 2-6 saat süre ile takar. Bu şekilde kullanımda tetrasiklin harici vakalarda ister 1 saatte muayyenehanede, ister 3-6 günde evde uygulayarak bembeyaz dişlere sahip olmak mümkündür.

    Muayenehanede uygulanan şekli ile evde uygulanan arasında ne fark var?

    En büyük fark zaman farkıdır.

    Kendim uygulayabilir miyim?

    Opalescence ile diş beyazlatmak için dişhekiminin önce sizi muayenehane görmesi, ağız da çürük veya diş minesi çatlak dişler var ise tedavi edilmesi şarttır. Daha sonra ağız yapınıza uygun bir şekilde hazırladığı bir vinil kılıfa ihtiyaç vardır. Bu kılıf hazırlandıktan sonra uygulama gece yatarken dişini beyazlatmak isteyen kişi tarafından yapılır. Ancak bu işlem sırasında dişhekimi kontrolü esastır.

    Kanal tedavisi görmüş dişlere etkili mi?


    Kanal tedavisi görmüş dişlerde de Opalescence ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Ancak bu vakalarda Opalescence uygulaması hekim tarafından kanal tedavisi görmüş olan dişin dolgusu çıkarılarak yapılmaktadır.

    Dişlerim küçükken tetrasiklin tedavisinden dolayı sarı ? Tedaviden nasıl bir sonuç alırım?

    Opalescence ile tetrasiklin renkleşmeleri de beyazlatılmaktadır. Ancak bu vakalarda tedavi süresi biraz daha uzamakta ve ortalama 14 günde tamamlanmaktadır.

    Benzeri diş beyazlatıcılardan farkı nedir?

    Opalescence benzeri beyazlatma materyallerinden farklı olarak % 20 su içerir. Bu özelliğinden dolayı dişlerde hassasiyete yol açmaz, mineyi susuz bırakarak çatlamalara neden olmaz ve oluşturduğu beyazlık, boyar maddenin yerini su aldığından doğal ve kalıcıdır. Tabii ki diş temizliğine sağlamak ve boyar madde içeren beslenme alışkanlıklarını değiştirmek kaydı ile...

    Opalescence’in yan etkisi olarak hassasiyet var mı?


    Opalescence’in halen bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. % 2 vaka da geçici olarak soğuk veya sıcak içecek içmenize engel olmayacak derece hassasiyet gözlenebilir ancak dişhekimize birdirdiğiniz takdirde, bir iki dakikada uygulayacağı Flor-Opal ile hemen sona erecektir.

    Hamileyim, bir sakıncası var mı?


    Bildirilmiş hiçbir vaka olmamasına rağmen hamilelikte ilaç kullanımından kaçınma genel prensibi altında uygulamanın hamilelik sonrasına bırakılması doğru olur.

    Dişlerimde bir hassasiyet var. Tedavi olabilir miyim?

    Bu durumda Opalescence uygulanmasından önce dişlerdeki hassasiyeti gidermek için hekimin gerek gördüğü süre kadar flor uygulaması yapılarak ardından beyazlatma işlemine geçilebilir. Bazı vakalarda ise sert fırçalamaya bağlı olarak dişeti çekilmesi sonucu hassasiyet oluşmuş olabilir. Bu bölgeler dişhekimi tarafından izole edilerek tedavi sürdürülebilir.

    Dolgulara ve protezlere bir tesiri var mı?


    Opalescence jel’in ağızdaki mevcut dolgu yada protezlere olumlu yada olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Ancak ağızda çürük ya da oynamış dolgular var ise bunların tedavi öncesi düzeltilmesi gerekir. Opalescence sadece diş minesine etkili olduğundan ağızdaki dolgu ve kaplamaların beyazlanması söz konusu değildir.

    Daha önce dişlerinde dolgu, protez ya da kanal tedavisi olanlar içinde bu yöntem geçerli olabiliyor mu?


    Opalescence jel'in ağızdaki mevcut dolgu ya da protezlere olumlu ya da olumsuz hiçbir etkisi yok. Ancak ağızda çürük ya da oynamış dolgu varsa bunların tedavi öncesi düzeltilmesi gerekiyor. Opalescence sadece diş minelerde etkili olduğundan dolgu ve kaplamaların beyazlanması söz konusu olmuyor. Kanal tedavisi görmüş dişlerde de çok iyi sonuçlar alınıyor. Ancak burada, tedavinin uygulanmasında farklılıklar var. Kanal tedavisi görmüş olan dişin dolgusu çıkartılıyor ve tedavi hekim tarafından uygulanıyor. Bu dişlerin rengi düzeldikten sonra normal, hasta tarafından uygulanan işlemlere geçiliyor.

    Başka bir beyazlatıcı ile dişlerimi beyazlattım ancak renk geri döndü. Opalescence uygulanması nasıl olacak?
    Başka bir beyazlatıcı kullandı iseniz dişhekiminize mutlaka belirtiniz. Diğer beyazlatıcılar dişminesini susuz bıraktıkları için dişminenizde oluşan hasarı enaza indirmek için Flor-Opal ile önceden bir iki gün tedavi görmeniz gerekir.

    Renk geri döner mi?

    Opalescence ile Hacettepe Üniversitesi'nin yaptığı çalışmaya göre, dişlerini beyazlatan bireylerin iki yıl sonra yapılan kontrollarında renk geriye dönüşüne rastlanmamıştır.

    Yan Etkileri Var mı?

    Opalescence'ın uygulandığı hastalarda bugüne kadar yan etkiye rastlanmamış. 6 günlük tedavi sonunda dişinize bir bardak kolalı içecekten daha az etkisi vardır. Çok nadir olarak sıcak bir bardak çay veya soğuk bir içecek içmeye engel olmayacak bir hassasiyet olabileceği ancak bunu dişhekiminin hemen halledebilecek basit bir olay olması bir başka avantaj. Bu nedenle dünyanın her yerinde güvenle kullanılıyor. Ancak uzmanlar, hamilelikte ilaç kullanımından kaçınma genel prensibi altında uygulamanın hamilelik sonrasına bırakılmasını öneriyorlar.

    Opalescence ne tür renkleşmelerde kullanılır ?

    Opalescence tetrasiklin ve florozis de dahil olmak üzere mineyi ilgilendiren tüm renkleşmelerde başarı ile kullanılır.

    Tedavi süresi kaç gündür ?


    Tedavi süresi istatistiksel olarak tetrasiklin harici vakalarda 3-6 gün, Tetrasiklinde ise 14 gündür.

    Kaç ton renk açılması olur ?

    Renkleşme şiddeti ve Opalescence’e duyarlılığına bağlı olarak cevaplar çok daha olumlu olmasına rağmen en az 2 ton açılma olacaktır.

    Beyazlatmanın kalıcılığı hakkında ne söylenebilir ?

    Bu konuda ülkemizin önde gelen üniversitelerinden biri olan Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesince gerçekleştirilmiş olan araştırmada da 2 sene takip edilmiş vakalarda geri dönüş olmadığı bildirilmiştir. Ayrıca Ohio Üniversitesinden John BAILEY her ne kadar renk geri dönüşü beklenmiyorsa da hastanın diş renkleşmelerine ekstrensek de olsa sebep olan diet alışkanlıklarını değiştirmekte fayda gördüğünü belirtmiştir.

    Beyazlatma uygulanan dişlerde dişin özünde patolojik değişimler görülür mü ?

    Bu konuda Ekim 1994 JADA dergisinde yayınlanan ve Opalescence ile yapıldığı belirtilen araştırmada 60 gün süre ile takip edilen ( yazarların notu : dişte bir kimyasal yada fiziksel travma oluşması durumunda belirtiler 30-60 gün içerisinde ortaya çıkmaktadır.) dişlerde bleaching uygulanması öncesi ve sonrası pulpal cevaplarda bir farklılık gözlenmemiştir. Yazarlar ayrıca araştırmanın Opalescence ile yapıldığına ve Opalescence’in formülasyonunda % 20 su bulunduğuna dikkat çekerek diğer su içermeyen materyallerin kullanımında dehidratasyona bağlı olarak farklı pulpal tepkiler oluşabileceğini hatırlatmaktadırlar.

    Kalıcılığı hangi faktörler etkiler ?

    Opalescence ile yapılan beyazlatma işleminde ısı ya da asit uygulaması olmadığından yöntemin atravmatik olması dolayısı ile fluorürden zengin en iyi derecede mineralize olmuş yüzey minesi korunmaktadır. Yüzey minesinin korunmuş olması ve interprizmatik bölgeden çekilen renkli sıvı yerine Opalescence kimyasında bulunan saf suyun yerleşmesi sonucu ağız sıvılarının penetrasyonuna engel olması geri dönüşü engelleyen faktörlerdir.

    Anhidröz ne demektir ?

    Su içermeyen ve ortamdaki suyu alarak uygulandığı alanı susuz bırakan materyallere anhidröz maddeler denir.

    Opalescence’in diğer bleaching materyallerinden neden farklıdır ?


    Opalescence diğer bleaching materyallerinden anhidröz olmaması ile ayrılır

    Opalescence niçin anhidröz değildir ?

    Opalescence formülünü benzersiz kılan içerdiği % 20’lik su oranıyla anhidröz değildir.

    Opalescence nasıl uygulanır ?
    Opalescence kapalı bir sistem olarak, özel vinil bir uygulama kaşığı içerisinde uygulanır.

    Daha önce anhidröz ve geri dönüşümlü bir bleaching ajanı kullanılmış ise ne yapılabilir ?

    Böyle bir durumda ilk olarak yapılması gereken susuz kalmaktan dolayı zarar gören yüzey minesini flor uygulaması ile desteklemek olmalıdır. Bu amaçla 5 gece Flor-Opal kullanılmasının ardından Opalescence uygulanması mine prizmaları arasındaki su dengesini kuracaktır.

    Uygulama kaşığının yapımı niçin önemlidir ?

    Opalescence jelin uygulama kaşığı dışında etkili olamayacağını ya da uygulama kaşığının gingival dokulara ve interdental papillaya uzanması durumunda sorun yaratacağını ve yumuşak dokuda irritasyona neden olacağını göz önünde tutarsak kaşık yapımının hekim kontrolunda olmasının önemi daha iyi anlaşılır.

    Opalescence mutlaka tüm ağıza mı uygulanır ?


    Opalescence uygulaması için kaşığın tüm dişleri kapsayacak şekilde yapılması tüm dişlere Opalescence uygulanacağı anlamını taşımaz. Beyazlatılması gerekmeyen dişlere blokaj uygulanmayarak seçici çalışılabilir. Ayrıca madde kaybı nedeniyle üst dişlere porselen kuron yapılması gereken vakalarda alt dişlere bleaching uygulaması istenen rengi oluşturmakta yardımcı olacaktır.

    Opalescence uygulanacakdişlerinizde çürük var ise hekimin davranışı nasıl olmalıdır ?


    Dişlere yapılacak dolgu türü amalgam ise beyazlatma öncesi dolguları yapmak doğru olacaktır. Ancak kompozit dolgu uygulaması gerekiyor ise bu durumda kavitenin beyazlatma öncesi geçici restorasyonu ve beyazlatma işlemini takiben iki hafta beklenerek kompozit dolguların yapılması en doğru davranış biçimi olacaktır. Beyazlatmayı takiben iki hafta beklenilmesi mine prizmaları arasındaki residüel peroksitin ortamdan uzaklaşarak kompozitin bonding tutunmasını etkilememesi içindir.

    Opalescence sigara vb. renkleşmelerine etkili midir ?


    Normal olarak sigara renkleşmeleri ekstrensek renkleşmelerdir ve normal diş temizliğinde kullanılan pastalarla temizlenebilirler. Ancak bazı vakalarda bu renkleşmeler giderilse dahi dişin kendi bünyesel sarılığı söz konusudur ve hasta tarafından sigara renkleşmesi olarak düşünülmektedir. Bu tarz renkleşmelerde Opalescence ile çok iyi sonuç alınmaktadır.

    Tek şırıngalık dozlar niçin önemlidir?

    Opalescence bir dişhekiminin geliştirdiği bir sistemdir ve hekimin klinik beklentileri ve hasta ile olan ilişkileri ürünün her safhasında gözönüne alınmıştır. Büyük oranda klinik dışı uygulanan bir sistem olması dolayısı ile tedavi inisiyatifinin hekimde kalması ve hastanın doz ayarlaması gibi sorunlar yaşamaması için sistem hata yapma riskini minimumda tutacak şekilde planlanmıştır. Bu nedenle tek dozluk şırıngalar hekime hastayı en üst düzeyde kontrol imkanı sağlar iken hasta için de doz ayarlama zorunluluğu olmaması ayrı bir avantajdır.

    Ağızda eski dolgular var ise ne yapılmalıdır ?

    Ağızdaki eski dolgular genelde bir problem oluşturmaz, ancak kenar uyumu bozulmuş dolgular mevcut ise sızıntı sonucunda bu dişlerde hassaslaşma görülebilir. Bu durumda dolguların değiştirilmesi doğru olacaktır.

    Ağızdaki diğer restorasyonlar açısından durum nedir ?

    Ağızda mevcut dolgu yada protezlere Opalescence’ in olumlu yada olumsuz hiçbir etkisi yoktur.

    Opalescence’in gece uygulanmasından beklenen fayda nedir ?


    Opalescence uygulama kaşığı içerisinde 2-6 saat aktivitesini koruyabilmekte ve bu da tedavi süresini ve maliyetini olumlu etkilemektedir. Gece uykuda tükürük akımı azalacağından ve çene hareketleri olmadığından maksimum verim alınır ve sosyal yaşamı etkilemez.

    Opalescence’in raf ömrü nasıl korunur ?

    Bleaching materyalleri ısı ve ışığa karşı hassas materyallerdir. Bu nedenle raf ömrünün korunabilmesi için uzun süre saklama gerektiğinde mutlaka buzdolabında saklanması gerekir. Opalescence kutu etiketinin sağ alt köşesinde bulunan son kullanma tarihine dikkat ediniz.

    Evde beyazlatma ajanı olan Opalescence, ofiste beyazlatma ajanı olan Opalescence Xtra ile kombine kullanılabilir  mi?

    Güç bir lokalize diş renkleşmesi varsa home-bleaching'den önce ofis-bleaching uygulanabilir. Aynı şekilde hasta daha çabuk sonuç almak istiyorsa yine bu iki teknik birleştirilebilir.

    Dişler daha önce başka anhidröz beyazlatıcılarla beyazlatılıp renk geri dönmüşse ve tekrar Opalescence ile beyazlatma yapılmak isteniyorsa ne yapılabilir?

    Daha önce kullanılan Opalescence dışındaki beyazlatma ajanı anhidröz olduğundan mineyi susuz bırakmıştır dolayısıyla da hastada hassasiyet ihtimali artmıştır. Böyle bir durumda tedaviye başlamadan önce 2 gün süreyle topikal flor tedavisi uygulamakta fayda vardır.

    Opalescence ile yapılan Türk Araştırmaları var mı?

    Hacettepe Üniversitesi
    Opalescence ile Hacettepe Üniversitesi'nin renkte iki yıllık takip sonucu geriye dönüşün olmadığını belirten çalışma
    Ege Üniversitesi (Doktora tezi)1996 
        Opalescence ile diğer beyazlatıcıların çift kör kıyaslaması sonucu beş günlük tedavi sonucunda, dişe zararlı etkilerin diğer beyazlatıcılarda anlamlı derecede çok fazla olduğu SEM ile tespiti
    Marmara Üniversitesi (Doktora tezi)1997   
    Opalescence ile diğer beyazlatıcıların çift kör kıyaslaması sonucu SEM ve FTIR incelemelerinde dişe yan etkileri açısından incelendiğinde hastalar için en sağlıklı beyazlatıcı ajanın Opalescence olduğu ortaya çıkmıştır.

    14 Mart 2014 Cuma

    Diş Ağrılarını geçiren karanfilin faydaları

    By: Otçu Kız On: 09:02:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Diş Ağrısı nedenleri arasında ilk sırayı diş çürükleri alır. Diş minesinin aşınması, dişeti hastalıkları ve iltihaplanması gibi nedenlerin yanı sıra sinüzit gibi hastalıklar da diş ağrısına neden olabilir.

    Diş Ağrısına bitkisel karanfil çözümü


    Ağrı başladığında; Diş aralarında kalmış yemek artığı, vb.. olup olmadığını kontrol etmek; varsa dişe zarar vermeden ve ağrıyı artırmadan temizlemek işe yarayabilir. Bilinçsiz ve aşırı ağrı kesici kullanımından kaçınmak gerekir. Bilinçsiz ağrı giderme yöntemlerinden kaçınmak ( ağrıyan diş üzerine ağrı kesici konması, alkollü pamuk uygulaması, vb.) gerekir. Kesinlikle ağrıyan diş üzerine ASPİRİN ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç uygulanmaz. Kimyasal yapıları nedeni ile bu gibi ilaçlar diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabilir.Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır. Yine bir miktar karanfil çiğnemek, ya da karanfili toz haline getirip ağrıyan diş üzerine uygulamak az ağrılı durumlarda işe yarayabilir. Fakat fazla miktarda ve uzun süre uygulanması halinde diş etinin tahriş olacağı unutulmamalıdır.Diş ağrısı başladığında vakit kaybetmeden bir diş hekimine gitmekte fayda vardır.Diş ağrısının ızdırabından kurtulabilmek için sadece bu mucizeye ihtiyacınız var… Karanfil tomurcuklarında ogenol (ojenol) adı verilen hidrokarbon, şahsilik asit ve karyofillin içeren bir uçucu yağ (esans) bulunur.Karanfilyağı da denilen bu esans, diş hekimliğinde sıkça yararlanılan antiseptik ve ağrı kesici ilaçların yapımında kullanılır. Karanfil tomurcukları ise, bazı reçel, yemek, turşu ve baharatlı şarapların yapımında çeşni olarak kullanılmaktadır.Karanfil tomurcuklarının ve karanfilyağının sağlığa yararlı etkileri ve bunlardan yararlanma yöntemleri şöyle özetlenebilir:

    1. Karanfil tomurcukları uyarıcıdır. Özellikle sindirim sistemi üzerinde uyarıcı etki yapar.
    2. Gaz söktürücüdür.
    3. Mide bulantısını bastırır. Kusmaları önler.

    Bu etkilerinden yararlanılmak üzere piyasada satılan karanfil tomurcuklarından bir tutam (7-8 tane) alınıp 1 bardak kaynar suya atılır. 10 dakika demlendirilerek hazırlanan infüzyon ılık olarak içilir.

    1. Karanfil tomurcukları nefesin kötü kokusunu yok eder. Bunun için tomurcuklar ağızda çiğnenip sert bakiye tükürükle atılır ya da yukarda tarifi verilen infüzyonla gargara yapılır.
    2. Karanfil tomurcuğu ağrı kesici ve hafif uyuşturucudur. Bu etkilerinden yararlanılarak diş ağrısını kesmekte kullanılır. Bir adet karanfil tohumu ağıza alınır. Ağrıyan çürük dişin yakınına getirilir ve bir süre orada tutulur ya da gene piyasada satılan karanfilyağı biraz pamuğun üzerine damlatılır ve pamuk ağrıyan dişe bastırılır.
    3. Karanfıl yağı romatizma ve nevralji ağrılarının hafifletilmesinde yararlı olur. Bunun için karanfilyağı ağrılı yerlere dıştan ovuşturularak uygulanır.

    İbrahim Saraçoğlunun Karanfil hakkındaki yazısı

    Değerli okuyucu, karanfil Osmanlı mutfağının vazgeçilmez bir baharatıdır. Kuvvet macunlarında, aşurede karanfilden vazgeçilmez. Çiçekçilerin satışa sundukları ve halk arasında bilinen karanfil çiçeği ile hiçbir alakası yoktur. Anavatanı Endonezya ve İspanya olarak bilinir. Hindistan ve Sri Lanka’da bol miktarda yetiştirilir ve bu mutfakların vazgeçilmez baharatıdır. Avrupalılar karanfili turşu ve tatlılarında çeşni vermesi amacıyla kullanırlar.


     

     

     

    Diş ağrısına karşı etkili  

     Karanfil ağacının tomurcuklarından elde edilen bu baharat, odunumsu ve koyu kahve-siyah renklidir. Yaklaşık iki-üç santimetre boya eriştiklerinde hasat edilirler. Anadolu’da halen çürük dişlerde ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Çürük dişin oyuğuna, ezilmiş kuru karanfilin bir parçası yerleştirilir veya da yağından bir damla damlatılır. Ağrı kesici gücünü içerdiği gallik asitten alır. Genel bir kural olmasa da lokantalarda içki kokusunu almak için masanıza bir çanakta karanfil sunulur.


    İshale karşı

    Onu ilk araştırmaya başladığım yıllar doksanlı yılların başlarıydı. Kuru karanfilde beni ilk şaşırtan, içeriğinde alpha-kadinol, alpha-kubeben ve maslinik asit etkin maddelerinin aynı anda bulunmasıydı. Bu üç ana etkin maddeyi başka hiçbir bitkinin çiçeğinde aynı anda bulamazsınız. Bu özellik karanfile özgüdür. Onun bu ayrıcalığı ishale karşı bu üçlünün bir arada bulunmasında saklıdır. Eğer ishal olduysanız  hiç çekinmeden karanfil kürünü birkaç gün uygulayabilirsiniz. İshale bağlı karın sancılarını, bağırsak hareketliliğini kısa zamanda nasıl ortadan kaldırdığını hayretle gözleyebilirsiniz.


    Direnci artırır

    Karanfilin alternatifi yoktur. Onun sahip olduğu bazı özellikleri ve kimyası başka hiçbir bitkiyle veya baharatla mukayese edilemez. Kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz? Zihin yorgunluğunuz da mı mevcut? Başınızda veya üzerinizde bir ağırlık mı hissediyorsunuz? Veya gergin misiniz? Bir bardak su kaynatın ve hemen sıcakken üzerine dokuz-on adet karanfil tanelerinden ilave ediniz. Beş-altı dakika bekledikten
    sonra karanfilleri içerisinden çıkarmadan yudum yudum içiniz. En geç on dakika sonra yorgunluğunuzun gittiğini, vücut direncinizin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Çok daha önemlisi, günün yorgunluğuna bağlı zihin yorgunluğunuzun ortadan kalktığını daha dinamik düşünsel güce sahip olduğunuzu hayretle hissedebileceksiniz.

    Üzerinizdeki gerginliğin de yavaş yavaş ortadan kalktığını göreceksiniz. Karanfilin bu konudaki etkilerini daha da artırmak istiyorsanız, kendinize bir çay demleyip içerisine 10-12 adet karanfil atınız, birkaç dakika bekledikten sonra çayınızı yudumlayarak keyfini çıkartınız. İçtikten 5-10 dakika sonra zihin yorgunluğunuzun kaybolduğunu ve daha zinde olduğunuzu hayretle gözlemleyebilirsiniz. Bu amaçla uygulayacağınız karanfilli çayı haftada 3-4 defadan fazla uygulamayınız ve alışkanlık haline getirmeyinin.

    İbrahim Saraçoğlunu karanfil kullanarak hazırladığı şifalı kürleri



    İshale karşı

    Sabah kahvaltısından bir saat sonra yedi-sekiz adet karanfil çiğnenmeden oda sıcaklığındaki bir- iki yudum suyla  yutulur. Aynı gün akşam yemeğinden iki saat önce yedi-sekiz adet karanfil, oda sıcaklığındaki bir-iki yudum suyla çiğnemeden yutulur. Bu küre en fazla yedi gün devam edilir. Kullanılacak karanfilleri yutmadan önce ortadan ikiye bölüp suyla yutmak daha etkilidir. Havanda ezerek daha etkili olur düşüncesine kapılmayınız. Havanda ezildikten sonra alınması yanlıştır. Etkisi azalır.

    Zihin yorgunluğuna karşı birebir

    Taze demlenmiş bir bardak sıcak çayın içerisine 10-12 adet kuru karanfil ilave edilir. Üç-dört dakika bekledikten sonra yudum yudum içilir. Şeker ilave edilmeden içilmesi en etkili şeklidir. Çayınızı yudumlarken ağzınıza gelen karanfil tanelerini dişlerinizin arasında hafif ezerek eminiz. İkinci bardak çay içecekseniz, içerisinde kalan karanfilleri kullanınız, yeniden karanfil ilave etmeyiniz. Karanfilli çay içimini günde iki, haftada dört kereden fazla uygulamayınız. Alışkanlık haline getirmeyiniz. Vücut direncinizin azaldığı, zihin yorgunluğu ve strese bağlı yorgunluk hallerinde uygulayınız.


    DİKKAT: KARANFİL KÜRÜ UYGULANIRKEN

    İshal şikayetlerinde karanfil, çay olarak içilmemelidir. Birkaç yudum oda sıcaklığındaki su ile alınmalıdır. Trombozit (platelet) düşüklüğü sorunu yaşayan hastaların karanfil kürünü uygulamamaları gerekir. Özellikle bazı ilaçlar, yan tesir olarak trombozit düşüklüğüne neden olabilmektedir. Bu türden ilaçları kullanan hastaların karanfilden uzak durmaları gerekir. Kullanacağınız karanfillerin raf ömrünün bir yıldan daha fazla olmamasına özen gösteriniz. Bir yıldan fazla beklemiş karanfilleri kullanmayınız.  Kuru karanfili iki parmağınızın arasında ezmeye çalıştığınızda, eğer kolayca kırılıp ufalanıyor ise, kullanmayınız. Raf ömrünü çoktan doldurmuş demektir.
    Kanser hastalarına yardımcı
    Kemoterapi veya radyoterapiye bağlı gelişen ishaliniz var ise, birkaç günlük karanfil kürü mükemmel bir yardımcıdır.


    Kaynak



    İbrahim Saraçoğlu Sağlıklı diş etleri için kır papatyası kürü

    By: Otçu Kız On: 02:57:00
  • Yazıyı Paylaşın


  • Diş eti rahatsızlıklari için papatya kürü

    Sağlıklı diş etlerine mi sahip olmak istiyorsunuz? Bir su bardağı suda beş dakika bir tutam (4-5 gram) kır papatyasını hafif ateşte demleyiniz ve süzünüz. Su ılıdıktan sonra diş fırçanızı daldırarak dişlerinizi fırçalayınız (diş macunu ile önceden fırçalamadan). Dişlerinizi fırçalarken ara ara fırçayla diş etlerinize fazla bastırmadan hafif hafif fırçalayınız. Demlediğiniz papatya çayı bir defalık kullanım içindir. Diş etlerinizin güçlendiğini hayretle gözlemleyebilirsiniz. Eğer diş etleriniz fırçalarken kolayca kanıyor ise papatya çayı ile fırçalayınız.

    Değerli okuyucu, bugün sizlere papatyadan bahsetmek istiyorum, çünkü yaklaşık bir-bir buçuk ay sonra bizleri tekrar güler yüzleriyle selamlamaya başlayacaklar. Yazılarımda ve kitaplarımda sık sık vurgulamaya çalıştığım gibi, “Doğa asla çöp üretmez. Eğer doğanın ürettiği bir bitkiye çöp diyorsak, biliniz ki bu onu henüz tanımıyor olmamızdan ve bilgimizin yetersizliğinden kaynaklanır.” Hakkında bilgi sahibi olmadığımız bir bitkiye “çer-çöp” demek, kişinin kendi cehalatini gösterir. Yolda yürürken dalından düşmüş bir yaprağa basmaktan her zaman sakınırım. Çok yakında hoş kokulu papatyalar tekrar bize güler yüzlerini göstermeye başlayacaklar. Çiçekleri, beyaz yapraklarını dökmeden onları toplamak gerekir. Kendiniz için yaklaşık 200-250 gram toplayınız ve gölgede kurutunuz. Papatya, sinüzit şikâyeti olanlara mükemmel bir çözüm getirmektedir. Uygulaması çok kolaydır. Sinüzite karşı kullanacağınız papatyayı, aktarlardan, eczanelerden veya marketlerden temin edebilirsiniz. Aktarlarda açık olarak satılan kır papatyası hem çok daha ucuz hem de daha çok etkilidir.
    Kadınların regl dönemleri boyunca her gün tok karnına demleyip içecekleri bir bardak papatya çayı, bu dönemde hissedilen depresif ruh durumunda büyük ölçüde yardımcı olacaktır. Papatya, adeta reglden dolayı sıkıntılı ve depresif dönem geçirenler için özel olarak yaratılmış bir bitkidir diyebilirim. Sık sık baş ağrısı çekmeye başladıysanız, kır papatyasının çayını içmenizi öneririm. Baş ağrılarının yavaş yavaş seyrekleştiğini ve giderek tamamen ortadan kalktığını anlatan çok sayıda insan tanıdım.

    10 gün içinde toplanmalı
    Mide ülseri şikâyeti olanlar, papatyayı rahatlıkla bitkisel çay olarak içebilirler. Özellikle çiçeklerinin içerdiği alfa-bisabolol maddesi ülsere karşı (antiulcer) etkilidir. Bu etkin madde aynı zamanda mide yanmasına karşı da etkisini göstermektedir. Bağırsak kramplarında ve spazmlarında ve de koliklerden yakınanlara mükemmel bir yardımcıdır. Yapraklarında ve saplarında bulunan azulene maddesi de mide ülserine karşı etkilidir. Özellikle kır papatyasının yapraklarında ve saplarında bulunan apigenin maddesi, kadınların regl dönemlerindeki depresif durumlarına karşı etkili olan birkaç etkin maddeden biridir. Karaciğeri koruyan herniarin maddesi kır papatyasının tipik etkin maddelerinden biridir. Ayrıca, karaciğerin arındırılmasındaki rolü sinapic asitten kaynaklanmaktadır. Kır papatyasının zaman zaman bitkisel çayının içilmesi, karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışmasında ve karaciğerin arındırılmasında (hepato-detoxification) etkin rol oynamaktadır. Papatyaları mevsiminde siz de toplayabilirsiniz. Çiçekleri tam olarak açtıktan sonra en geç on gün içinde toplanmalıdır.
    Bu güleryüzlü çiçekleri topladıktan sonra, tahta veya bir bezin üzerinde açık havada ve gölgede kurutmak gerekir. Kuruturken, naylon veya benzeri sentetik malzeme üzerine kesinlikle sermeyiniz. Kuruduktan sonra cam kavanozda ve ışık almayan kapalı dolapta koruma altına almak gerekir. Kurutacağınız papatyaları, belki tozludur diye kesinlikle yıkamayınız.


    Kür 1: Sinüzite karşıTencerede yaklaşık yarım litre suyu kaynama noktasına getiriniz. İki tutam (yaklaşık 9-10 gram) kurutulmuş papatyayı kısık ateşte kaynamakta olan suyun içine atınız. Başınızı havlu ile örterek, yüzünüzü buharına tutarak burnunuzdan nefes alıp veriniz. Arada ağzınızdan da nefes alıp veriniz. Bu uygulamayı 5 dakika tatbik ediniz. 5 dakika tamamlandıktan sonra yarım saat ara verip tekrar 5 dakika aynı şekilde başınızı havlu ile örterek uygulayınız. Ertesi gün aynı şekilde 5 dakika uygulayıp yarım saat ara veriniz ve tekrar 5 dakika uygulayınız. Akıntının gelmeye başladığı gün, 3 gün ara veriniz. Bazı durumlarda ilk günün ilk beşinci dakikasında akıntı gelmeye başlar. Bazı durumlarda ise ikinci veya daha sonraki günlerde akıntı gelmeye başlar. Yeterli rahatlama sağlandıktan sonra ileri tarihlerde zaman zaman uygulama tekrar edilebilir.

    Kür 2: Depresif geçen regl dönemlerine karşı Regl dönemleri boyunca her gün tok karnına, demleyip içecekleri bir bardak papatya çayı, depresif durumlarına büyük ölçüde yardımcı olacaktır. Eğer regl döneminden üç gün önce başlanırsa çok daha etkili olacaktır. Bu kürü uygularken dikkat edilmesi gereken nokta, papatya çayının tok karnına içilmesidir. Öğle veya akşam yemeğinden yarım saat sonra içmek en uygun zamanlamadır.

    Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

    Kaynak



    24 Şubat 2014 Pazartesi

    Diş ve diş eti hastalıklarında bitkisel tedavi

    By: Otçu Kız On: 21:00:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • Diş ve diş eti hastalıkları için yapılmış yayınlar içerisinden kapsamları bu derlemenin amacına uygun olan 4 tanesi seçilmiş ve bu araştırmalar içerisinde bahsedilen diş ve dişeti hastalıkları tedavisinde kullanılan bitkiler aşağıda özetlenmiştir.

    NERGİS ŞEKERCİOĞLU

    Pratik kullanışlı şifalı bitkiler ansiklopedisi.
    Bilim Teknik Yayınevi İstanbul 1999.

    DİŞ AĞRISI :Ebegümeci, Kekik + Karabaş otu + Biberiye + Çörekotu, Kimyon, Kekik, Papatya, Adaçayı

    ARİF PAMUK


    Hastalıksız uzun ömür için şifalı bitkiler

    DİŞ AĞRISI: Kekik+Karabaşotu+Biberiye+Çörekotu, Üzüm+Sarımsak, Andızkökü, Kırnanesi, Afyon+Sirke
    DİŞ APSESİ: Kına+Tereyağı
    DİŞ ÇÜRÜMESİ : Karabiber+Afyon
    DİŞ ETİ KANAMASI : Narçiçeği+Meşetou+Mazı tozu+Karabier
    DİŞETİ İLTİHABI: Gülsuyu+Dut Şurubu+Gül yaprağı
    DİŞ BEYAZLATILMASI: Meyan kökü+Geyikboynuzu+Mesteki

    HÜSEYİN KOÇ

    Doğrudan doğadanan bitkilerle sağlıklı yaşam
    Ümit Ofset. Tokat 2002

    DİŞ AĞRISI : Çobançantası, Oğul otu, Sinirli ot, Karanfil, Meyan, Sarımsak
    DİŞ APSESİ: Adaçayı, Hatmi, Sinirli ot, Söğüt, Su karanfili, Sumak, Andız

    NEJAT EBCİOĞLU

    Sağlığımız için yaralı bitkiler,
    Remzi Kitabevi İstanbul 2003

    DİŞ AĞRISI : Karanfil
    DİŞ ETİ KANAMASI : Ahududu,Böğürtlen, Çoban Çantası, Adaçayı, Cezayir Menekşesi

    Yukarıdaki yayınlar incelendiğinde halk arasındaki tabirleri ile diş ağrısı, diş apsesi, diş çürümesi, dişeti kanaması, dişeti iltihabı ve dişlerin beyazlatılması amaçlarıyla yaklaşık 20 ayrı bitkinin beraber yada ayrı ayrı kullanıldığı görülmektedir. Bu amaçlar ile kullanılan bitkilerin isimleri, kullanım şekilleri ve bitkisel özellikleri aşağıdadır.

    Ebegümeci: (Malva sylvestris L. ) Anadolu.nun hemen her bölgesinde bulunur. %15-20 Müsilaj, %7 malvin, % 1 glikoz ve esansiyel yağ içerir. Taze yapraklarından elde edilen lapa dişeti enfeksiyonlarının ağrılarını dindirmek üzere kullanılır.

    Kekik: (Thymus vulgaris L .) Çok yıllık bir Akdeniz bilgisidir. Uçucu ve kokulu bileşiklere sahiptir. En önemli uçucu yağ bileşikleri thymol ve karvakrol dur. Ayrıca cineol, cymol, linelol, borneol, ginen. de içerir.

    Karabaş otu, Biberiye ve Çörekotu ile yapılan karışımın diş ağrılarına iyi geldiğine iyi geldiğine inanılmaktadır. Ayrıca kaynatılması ile elde edilen sıvı ile gargara yapılarak yine aynı amaçla kullanılmaktadır. Çiçekli dallarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağ antiseptik amaçlı kullanılmaktadır.

    Papatya: (Matricaria chamomilla L .) Anadolu yöresinde hemen her bölgede yetişir. Esas etken maddesi chamazulen, terpenik, bisabolol ve matricin.dir. Yaprağı ve çiçekleri kaynatılarak elde edilen sıvı ile yapılan gargaranın oral enfeksiyonlara iyi geldiğine inanılmaktadır.

    Adaçayı: (Salvia officinalis L. ) Akdeniz kökenlidir. Türkiye.de doğal olarak 90 tür Salvia yetişmektedir. En önemli bileşenleri tuyon, sineol, kafur ve borneol.dur. En yaygın kullanımı yapraklarının kaynatılarak çay gibi içilmesidir ancak infüzyon, dahilen ve gargara formlarında da kullanılır.

    Sarımsak: (Allium sativum L. ) Anadolu. da her bölgede yetiştirilir. Allicin içerir. Halk arasında hemen her hastalıkta kullanılır, dövülmüş formunun diş üzerine konduğunda diş ağrısını azalttığına inanılmaktadır.

    Andız: (Juniperus drupacea L. ) Anadolu.da, Akdeniz bölgesinde, Toroslarda yaygın olarak bulunur. Bileşiminde stearopten, alant asidi, alantol, kadinen, triterpen ve fenol bulundurur. Kökünde ayrıca saponinler, inülin, alkoloitler ve benzoy asitleri tespit edilmiştir. Köklerinden demlenen çay ve spiritli özütü diş ağrısı ve diş apsesi tedavisinde yöresel olarak kullanılmaktadır.

    Nane: (Mentha piperita L. ) Ülkemizde 70 kadar türü yetişmektedir. Mentol içerenler ve carvon içerenler olarak iki ana gruba ayrılabilir. Yaprakları ve destilasyonla elde edilen uçucu yağı kullanılır. Halk tarafından daha çok kurutulan nane yaprakları sıcak suda kısa bir süre bekletilerek uçucu yağların suya geçmesi sağlanır ve çay şeklinde içilir. Kuvvetli içeriğinden dolayı bazı yörelerde buna nane ruhu da denir. Diş ağrısına iyi geldiğine inanılmaktadır.

    Çoban Çantası: (Capsella bursa-pastoris L. Med ) Akdeniz ve Doğu kökenli olsa da Anadolu.nun her bölgesinde yetişir. Kolin, nikotin, asetilkolin, saponin, içerir. Yapraklarının ve tohumlarının kaynatılması ile elde edilen sıvıyla gargara yapılmasının diş ağrısını ve dişeti kanamasını azalttığına inanılmaktadır.

    Oğulotu: (Melissa officinalis L. ) Akdeniz kökenlidir. Tanen, sitral, sitronellol, linalol içerir. Kuru veya taze yaprağından hazırlanan infüzyonu yada yapraklarının kaynatılması ile hazırlanan çayı diş ağrısına karşı kullanılır.

    Sinirli Ot: (Plantago spp. ) Trakya ve 3stanbul da dahil olmak üzere Anadolu’nun her bölgesinde yetişir. Rinantin, salisilik asit, tanenler ve acicubin içerir. 3nfüzyon ve dekoksiyonunun diş ağrısı ve diş apsesine iyi geldiğine inanılmaktadır, ayrıca taze Yaprağı doğrudan enfeksiyonlara uygulanmaktadır.

    Karanfil: (Eugenia caryophyllata Thunb.) Tropik iklim bölgeleri asıl yaşam alanıdır. % 15-20 uçucu yağ, %13 tanen, %10 sabit yağ içerir. Çiçek tomurcukları ve çiçek sapları kurutularak kullanılır. Karanfilden elde edilen öjenol modern Diş hekimliğinde antiseptik ve analjezik olarak kullanılmaktadır. Kullanılışı ağızda çiğneme veya tanelerinin suda kaynatılıp çayının içilmesi şeklindedir.

    Meyan: (Glycyrrhiza glabra L. ) Ege, Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetişir. Glycyrrhizik asit içerir. Diş ağrılarında kökünden elde edilen ekstreler, dişlerin beyazlatılmasında ise geyik boynuzu ve mesteki karışımı kullanılır.

    Hatmi: (Altaea officinalis L .) Karadeniz ve Trakya bölgelerinde yaygındır. Asparakin, sakkaroz, pektin ve karotin içerir. Çiçek, yaprak, tohum ve kökleri diş iltihaplarında kullanılır.

    Söğüt: (Salix spp. ) Anadolu.da yayılmış halde 25 türü bulunmaktadır. Tanen ve salisilin glikoziti içerir. Kurutulmuş Söğüt kabuklarından hazırlanan çay dişeti ve dişer oral iltihaplarda kullanılmaktadır.

    Afyon(Haşhaş):(Papaver somniferum L. ) Hititlilerden beri Orta Anadolu.da ekimi yapılmaktadır. Süt olum döneminde kapsülleri çizilerek elde edilen sakız halen de tıpta ilaç yapımında kullanılmaktadır. Ekimi bir çok ülkede yasaklanmış yada sınırlanmıştır. Tohumunda alkoloid eseri miktarda olduğundan yağı çıkarılır ve baharat olarak da kullanılır. Asıl etkisi analjezikdir.

    Cezayir Menekşesi: (Vinca major L. ) Sarılıcı yavaş büyüyen gölgeliklerde yetişen sarılıcı bir bitkidir. Toprak üstü aksamı, yaprakları ve çiçekleri gölgede kurutularak kullanılır. üstü kısımları vinkamin, izovinkamin, vinkamirin gibi kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bileşiminde yer alan alkoloidleri içerir.

    Mazı: (Thuja orientalis ) Anadolu.da en çok yetişen türdür.Tohumlar diş etli kısmıyla birlikte süt olumunda gölgede kurutulur yada sadece tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra küçük kozalakların içinden çıkarılır ve her iki şekliyle de öğütülerek kullanılır. Diş ağrılarına karşı haricen kullanılır.

    Yazışma Adresi:
    Yrd.Doç.Dr.Orhan Vedat Gürsoy
    E-posta: agrovg@sdu.edu.tr

    22 Şubat 2014 Cumartesi

    Suna Dumankaya Diş Beyazlatmak İçin Doğal Yöntemler

    By: Otçu Kız On: 02:07:00
  • Yazıyı Paylaşın



  • Suna Dumankaya Diş beyazlatıcı tarifi

    -1çay kaşığı karbonat
    -1çay kaşığı tarçın
    -1çay kaşığı öğütülmüş ada çayı
    Diş Beyazlatma Kürü Hazırlanışı ve uygulanışı: Öncelikle dişlerinizi birmacunla fırcalayın daha sonra karbonatı tarçını ve adaçayını karıştırın ve fırçanızı bu karışıma batırarak dişlerinizi fırçalayın. Birkaç  fırçalamadan  sonra farkı göreceksiniz.

    Suna Dumankaya Diş Beyazlatmak İçin Doğal Çözümler arayanlar için ikinci bir tarif olarak şunu öneriyor:

    1 çay kaşığı karbonat, yarım limonun suyu ve 2 damla zeytin yağı uygun bir kap içerisinde karıştırılır. Daha sonra diş fırçası hazırlanan diş beyazlatıcı bu kür içine batırılıp dişler fırçalanır.

    Dişlerimi beyazlatmak için ne yapmalıyım?


    Haftada bir kez  yapmanız gereken basit bir diş beyazlatma yöntemi: Olgun bir çileğe fırçanızı batırıp dişlerinizi fırçalayın. Böylece hem ağzınız güzel kokar hem de dişleriniz parlar.



    20 Şubat 2014 Perşembe

    Kan temizleyici şifalı bitkiler ve bitkisel takviyeler

    By: Otçu Kız On: 18:49:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • Kan temizleyici ilaçlar, zehirlenen kanı değişikliğe uğratıp iyileştirerek, sağlıklı bir işleyiş biçimini yeniden oluştururlar. Bu doğrultudaki ayrıntılı etkinlikleri ise henüz tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Ama aralarında romatizmanın da yer aldığı pek çok hastalığın tedavisinde başarıyla kullanılabilirler.Savunma ve temizlik işlevinde lenf sistemine gereken yardımın, kan temizleyici bitkilerden alınabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır

    Kan temizleyici ilaçların çoğu bu sistem için kullanılabilirler, ama aşağıdaki bitkiler en etkilileridir: Isırganotu, huş ağacı yaprağı, civanperçemi, elma, hindiba(kök ve yaprak), sinirliot, kereviz (yaprak ve tohum), taş anasonu, fasulye kabuğu, altınbaşak, atkuyruğu.

    Romatizma ve eklem iltihabı, diş eti apsesi ve rahatsızlıklarının çoğunda bu bitkiler, temizleyici ve canlandırıcı etkileri sayesinde, önemli rahatlıklar sağlayabilirler.Ayrıca, Kulak - burun - boğaz enfeksiyonlarınad bakterilerin de pay sahibi olduğu düşünülerek, bakteri önleyici (öldürücü) bu kan temizleyici bitkilerin de unutulmaması gerekir.

    16 Ocak 2014 Perşembe

    Diş eti apsesi için bitkisel tedavi

    By: Otçu Kız On: 01:55:00
  • Yazıyı Paylaşın

  • Dişetinin dokusunda erimeye yol açan bu kronik ve ağnlı hastalığın tedavisinde, tüm bedeni olumlu etkileyebilecek, mikrop kırıcı, kan temizleyici ve lenf sistemini temizleyici özellikler taşıyan bitkilerle tedavi edilmesi gerekir. Dişetinin doğrudan tedavisi ise, dişeti iltihabı için önerilen reçetelerle gerçekleştirilebilir. Aynca yüksek dozda C Vitamini alımı ile bu tedavi desteklenmelidir.

    Tedavinin en önemli bölümü ise aşağıdaki bitki kanşımının kullanımıdır:
    Süsen kökü 1 ölçek, sekerci boyası kökü (dörtte bir ölçek) , çok ince kıyılarak iyice kanştınlır. 1,5 tatlı kaşığı kök, orta boy 2 su bardağı dolusu soğuk suya eklenir ve hafif ısıda 10-15 dakika kaynatılır, süzülür ve temiz bir termosa aktanlır. Böylecece kök çayı yapımı bitmiş olur.

    İkinci aşama:Isırganotu 1 ölçek, yoğurtotu 1 ölçek, aynısafa 1 ölçek, ince kıyılarak iyice kanştınlır. 1,5-2 tatlı kaşığı bitki, orta boy 2 su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür ve termostaki kök çayı ile karıştırılır. Aç karnına veya öğün aralannda günde içilecek olan 3 bardak çayın her bir bardağına, yanm tatlı kaşığı echinacea tentürü ve yanm tatlı kaşığı İsveç Şurubu eklenir.

    Echinacea tentürü bulunamadığında, echinacea drajelerinden günde 3 kere 1 adet, çayla birlikte yutulabilir (echinacea preparatlan eczanelerden temin edilebilir, bitki ülkemizde tanınmaz). Bu tedavi 1-3 hafta boyunca, hastalık belirtileri ortadan kalkana kadar uygulanır.

    25 Kasım 2013 Pazartesi

    Bembeyaz dişler böğürtlenli diş tozu tarifi

    By: Otçu Kız On: 22:21:00
  • Yazıyı Paylaşın


  •  Malzemeler
    1 fincan öğütülmüş böğürtlen kökü
    1 fincan kurutulmuş ve öğütülmüş böğürlen yaprağı
    ½ fincan karbonat (toz halde içme sodası)
    Az miktarda kurutulmuş ve ögütülmüş nane


    Hazırlanışı
    Öğütülmüş bitkiler bir kapta iyice karıştırın daha sonra sodayı ekleyerekte karıştırın. Hazırlanan toz karışım boş bir ilaç kutusunda muhafaza edilebilir. Bu karışımla dişlerininzi hergün 1 kez fırçaladınızda dişlerinizdeki farkedilir beyazlığı göreceksiniz.

    16 Mayıs 2012 Çarşamba

    Diş Beyazlatmak İçin Bitkisel Çözümler

    By: Otçu Kız On: 07:50:00
  • Yazıyı Paylaşın
  • Dişlerimiz bir süre fırçalanmazsa sararmaya başlayacaktır. Bununla beraber alınan sigara, kahve, çay sararma işlemini hızlandıran etkenlerdendir. Parlak ve beyaz dişlere sahip olmak herkesin hayalidir. Zaman zaman diş fırçalamayı unuturuz ya da üşeneceğimizden bu işlem ertelenir. Sürekli ertelenir de diyebiliriz. Diş sararmasını önlemek için size sunulan bitkisel tedaviler sonucunda dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin. Eğer dişleriniz sararmışsa ve de fırçaladığınızda bir değişiklik göstermiyorsa bitkisel çözümleri kullandığınızda düzenli olarak dişlerinizi fırçalayın. Ancak birde dişi sarı olan insanlar vardır. Buna diş hekimi de kesinlikle bir çözüm getiremez. İşte size bitkisel diş beyazlatma yöntemleri;
    • Karbonattan kaçının, karbonatı dişlerinize sürdüğünüzde dişinizde ve diş etlerinizde aşınma yapacaktır. Bu da size sağlıksız bir diş olarak geri dönecektir.
    • Kurutulmuş olan adaçayı tozunu dişinizin temizliğinde kullanırsanız dişlerinizin beyazlamasına yardımcı olur. Diş beyazlatıcı özelliği vardır.